Havadis | Yaşam | Modern çağın unuttuğu bir zanaat: 16 metrekarelik dükkanda dünyaya meydan okuyorlar

Modern çağın unuttuğu bir zanaat: 16 metrekarelik dükkanda dünyaya meydan okuyorlar

Adana'da babalarından devraldıkları mesleği yarım asrı aşkın süredir aynı küçük dükkanda sürdüren iki kardeş, Türkiye'de el işçiliğiyle peynir tulumu üreten son temsilciler olarak sınırları aşıyor.

Adana'da babalarından devraldıkları mesleği yarım asrı aşkın süredir aynı küçük dükkanda sürdüren iki kardeş, Türkiye'de el işçiliğiyle peynir tulumu üreten son temsilciler olarak sınırları aşıyor.

Modern çağın unuttuğu bir zanaat: 16 metrekarelik dükkanda dünyaya meydan okuyorlar
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Adana'nın Yüreğir ilçesindeki Sinanpaşa Mahallesi'nde bulunan 16 metrekarelik mütevazı bir dükkan, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatın son kalesi olma özelliğini taşıyor. Cabbar İçen ve kardeşi Ali İçen, çocukluklarından bu yana aynı çatı altında, babalarından miras kalan dericilik mesleğini büyük bir özveriyle icra ediyorlar. Teknolojinin ve seri üretimin her sektörü ele geçirdiği günümüzde, onlar hala geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyerek Türkiye'de elle peynir tulumu diken son ustalar olarak dikkat çekiyorlar.

Zanaatın incelikleri ve el emeğinin gücü

Ağabey Cabbar İçen, sürecin ilk aşamasını üstlenerek gelen ham derilerin üzerindeki tüyleri büyük bir titizlikle temizliyor. Hazırlanan bu deriler, daha sonra kardeşi Ali İçen'in maharetli ellerine teslim ediliyor. Ali İçen, derileri peynirlerin sağlıklı bir şekilde saklanabileceği kalıplar haline getirmek için özenle dikiyor. Geçmişte makineleşmeyi denediklerini ancak istedikleri kaliteyi yakalayamadıklarını belirten kardeşler, makine dikişinin el emeği kadar sağlam olmadığını ve gelen şikayetler üzerine tekrar tamamen manuel üretime döndüklerini ifade ediyorlar. Onlar için bu dükkan sadece bir iş yeri değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda.

Sınırları aşan bir başarı hikayesi

İçen kardeşlerin el emeğiyle hazırladıkları bu özel tulumlar, sadece Türkiye'nin dört bir yanına değil, dünyanın farklı noktalarına da ulaşıyor. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Almanya, Fransa ve İtalya gibi pek çok yere ürün gönderen kardeşler, gelen taleplerin yoğunluğundan memnuniyet duyuyorlar. Cabbar İçen, maddi zorluklar yaşadıkları dönemlerde bu işe yöneldiklerini ve bugün gelinen noktada ürünlerinin dünya çapında tercih edilmesinin gururunu yaşadıklarını belirtiyor. Mesleğin ölmemesi için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Ali İçen ise, kardeşiyle birlikte çalışmanın ve üretmenin kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu dile getiriyor.

Mesleki sadakat ve kardeşlik bağı

Yıllardır süren bu ortaklık, sadece bir iş birliği değil, aynı zamanda güçlü bir kardeşlik bağını da temsil ediyor. Sabahın erken saatlerinde dükkanı açan ikili, görev dağılımını büyük bir uyum içinde gerçekleştiriyor. Türkiye'de bu işi elle yapan başka kimsenin kalmadığını belirten ustalar, mesleklerini gelecek nesillere aktarmanın zorluklarını da hissediyorlar. Ancak onlar, talep olduğu sürece bu kadim zanaatı yaşatmaya ve dünyanın dört bir yanındaki peynir üreticilerine kaliteli tulumlar sunmaya kararlılar. 16 metrekarelik bu küçük dükkan, bugün hala el emeğinin ve alın terinin ne kadar kıymetli olduğunu tüm dünyaya kanıtlamaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız