Türkiye’nin en özel ekosistemlerinden biri olan Muğla’daki Dalyan Kanalı ve Köyceğiz Gölü, yeni ve kapsamlı bir koruma vizyonuyla geleceğe hazırlanıyor. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, bölgede gerçekleştirdiği detaylı saha incelemelerinin ardından, bu eşsiz coğrafyanın doğal, tarihi ve kültürel mirasının korunması adına somut adımlar atılacağını duyurdu. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık vizyonuyla uyumlu olarak, bölgenin sürdürülebilirliği için geniş kapsamlı bir eylem planı hazırlanması kararlaştırıldı.
Ortak akılla şekillenecek bir gelecek vizyonu
Ağırbaş, bölgenin sadece Türkiye için değil, dünya ölçeğinde de korunması gereken nadir bir miras olduğunu vurguladı. Saha çalışmaları sırasında Dalyan ve Köyceğiz’in ekolojik zenginliğini yerinde gözlemleyen Ağırbaş, bu değerlerin korunmasının bir tercih değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu belirtti. Hazırlanacak olan yol haritası, sadece çevresel korumayı değil, aynı zamanda bölgenin tarihi ve kültürel zenginliklerinin dünyaya daha etkin bir şekilde tanıtılmasını da kapsayacak. Bu süreçte bilim insanlarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar geniş bir paydaş grubunun katkısı alınacak.
Çalıştay ile somut hedefler belirlenecek
Bölgenin geleceğini şekillendirecek en önemli aşamalardan biri, yakın zamanda düzenlenmesi planlanan kapsamlı bir çalıştay olacak. Ağırbaş, bu çalıştayın bölgeyi tüm boyutlarıyla ele alacak bir platform olacağını ifade ederek, tüm tarafları aynı masa etrafında buluşturacaklarını belirtti. İklim değişikliğinin doğal alanlar üzerindeki baskısının her geçen gün arttığı günümüzde, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir turizm gibi başlıklar bu eylem planının temel taşlarını oluşturacak. Yerelden küresele uzanan bu model, bölgenin doğal güzelliklerini korurken kalkınma hedeflerini de göz ardı etmeyecek.
Kurumlar arası iş birliğiyle güçlenen koruma iradesi
Çalışmaların başarısının güçlü bir kurumlar arası iş birliğine dayandığını belirten Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya verdikleri desteklerden dolayı teşekkürlerini iletti. Bakanlıkların ilgili birimleri ve yerel yönetimlerle koordineli bir şekilde hareket edileceğini vurgulayan Ağırbaş, hedeflerinin somut, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yol haritası ortaya koymak olduğunu ifade etti. Dalyan ve Köyceğiz’in korunması, sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda bu eşsiz coğrafyanın gelecek kuşaklara daha güçlü bir şekilde aktarılmasını sağlayacak. COP31 sürecinin sunduğu uluslararası platformlar, bu yerel başarının dünyaya örnek bir model olarak taşınması için de önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.