Elazığ merkezde uzun yıllardır sınıf öğretmenliği görevini başarıyla sürdüren 27 yıllık eğitimci Hakan Özdemir, mesleki yaşamının yanı sıra doğaya olan tutkusunu farklı bir boyuta taşıdı. Memleketi olan Baskil ilçesine bağlı Düğüntepe köyünde, yıllardır hiçbir şekilde kullanılmayan ve atıl vaziyette bekleyen dağlık bir araziyi devletten kiralayan Özdemir, bu zorlu alanı örnek bir tarımsal üretim merkezine dönüştürmeyi başardı. Başlangıçta sadece hobi olarak gördüğü bu uğraş, zamanla profesyonel bir üretim sürecine evrildi.
Dağlık arazide yükselen şifa kaynağı
Özdemir, bölgenin coğrafi yapısına uygun olarak adaçayı, melisa çayı, biberiye ve lavanta gibi tıbbi aromatik bitkilerin yetiştiriciliğine odaklandı. Dördüncü yılına giren bu özel bahçeden, gösterilen yoğun bakım ve emek sayesinde bu sezon oldukça yüksek verim elde etmeye başladığını belirten Özdemir, toprağın potansiyelini ortaya çıkarmanın mutluluğunu yaşıyor. Bitkilerin yaydığı eşsiz koku ve sunduğu doğal ferahlık, eğitimciyi bu projeyi daha da büyütmeye teşvik eden en önemli unsurlardan biri olmuş.
Zorlu şartlarda geleneksel hasat yöntemi
Bölgede tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğinin oldukça sınırlı olması ve modern makineleşme imkanlarının bulunmaması, hasat süreçlerini tamamen hava şartlarına endeksli hale getiriyor. Özdemir, bu durumu aşmak için hasat tarihlerini titizlikle planladıklarını ve yağışların durumuna göre hareket ettiklerini ifade ediyor. Beş dönümlük bir alana yayılan bu üretim sahasında, mevsimin son hasadını gerçekleştirmek için yağmurların dinmesini bekleyen Özdemir, doğayla uyumlu bir çalışma disiplini sergiliyor.
Eğitimden üretime uzanan başarı hikayesi
27 yıllık öğretmenlik kariyerinin ardından memleketine dönerek bu projeyi hayata geçiren Hakan Özdemir, yüzyıllardır boş duran arazinin yeniden ekonomiye kazandırılmasından büyük gurur duyuyor. Elde edilen ürünler, hasat işlemlerinin ardından Elazığ dışındaki çay fabrikalarına ve büyük baharat işletmelerine gönderilerek pazarlanıyor. Kendi emeğiyle toprağı işleyen Özdemir, hem bir eğitimci olarak öğrencilerine örnek oluyor hem de bölgenin tarımsal çeşitliliğine katkı sağlayarak yerel üretime yeni bir soluk getiriyor. Bu süreç, sadece bir bitki yetiştiriciliği değil, aynı zamanda atıl bir kaynağın doğru vizyonla nasıl bir değere dönüşebileceğinin somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.