Havadis | Yaşam | Yarım asır önce diktiği fidanlar bugün dev bir orman: Kar siperi olarak başladı, yaşam kaynağına dönüştü

Yarım asır önce diktiği fidanlar bugün dev bir orman: Kar siperi olarak başladı, yaşam kaynağına dönüştü

Kars-Sarıkamış hattında 1969-1974 yılları arasında görev yapan Turgut Ertop'un, demir yollarını kardan korumak amacıyla başlattığı ağaçlandırma seferberliği, 55 yıl sonra bölgenin çehresini değiştiren devasa bir ormana dönüştü.

Kars-Sarıkamış hattında 1969-1974 yılları arasında görev yapan Turgut Ertop'un, demir yollarını kardan korumak amacıyla başlattığı ağaçlandırma seferberliği, 55 yıl sonra bölgenin çehresini değiştiren devasa bir ormana dönüştü.

Yarım asır önce diktiği fidanlar bugün dev bir orman: Kar siperi olarak başladı, yaşam kaynağına dönüştü
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kars-Sarıkamış demir yolu hattında görev yaptığı 1969-1974 yılları arasında, Benliahmet İstasyonu çevresini yeşillendirmek için kolları sıvayan emekli demiryolu çalışanı Turgut Ertop, bugün 55 yıl önce toprakla buluşturduğu binlerce fidanın gölgesinde huzur buluyor. O dönemde çetin kış şartlarının demir yolu ulaşımını felç etmesini engellemek amacıyla bir kar siperi olarak planlanan bu ağaçlandırma çalışması, zamanla bölgenin ekolojik dengesini değiştiren ve insanların nefes aldığı devasa bir ormanlık alana dönüştü. Ertop, bugün o ağaçların altında piknik yapan insanları gördüğünde yaşadığı gururun, bir ömürlük emeğin en büyük ödülü olduğunu dile getiriyor.

Karla geçen bir ömür ve yeşile adanan yıllar

Yaklaşık 45 yıl boyunca demir yollarında görev yapan Turgut Ertop, meslek hayatının büyük bir kısmını karla mücadele ederek geçirdiğini belirtiyor. O yıllarda karın sadece bir doğa olayı değil, doğrudan üzerlerine yağan bir yük olduğunu anlatan Ertop, bir pencerenin arkasından karın yağışını izleme lüksüne hiçbir zaman sahip olamadıklarını ifade ediyor. Demir yollarının kuruluş felsefesinde yeşillik ile ulaşımın ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan Ertop, o dönemde yapılan ağaçlandırmaların sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda teknik bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Kars ve Sarıkamış gibi kışın en sert geçtiği bölgelerde, demir yollarını karın vereceği zararlardan korumak için kültürel tahkimat olarak adlandırılan ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verildiğini hatırlatıyor.

İstasyon çevresinde yükselen 17 bin ağaçlık miras

Benliahmet İstasyonu'nu özellikle seçtiğini belirten Ertop, bölgedeki su kaynaklarının verimli kullanılması için Ruslardan kalan eski bir pompa binasını yeniden faaliyete geçirdiklerini anlatıyor. Trenlerin su ihtiyacını karşılayan bu mekanizmanın çevresine, suyun gücünü artırmak ve toprağı tutmak amacıyla yoğun bir dikim gerçekleştirdiklerini ifade eden Ertop, zamanla takviyelerle birlikte bölgeye yaklaşık 17 bin Kızılçam fidanı dikildiğini tahmin ediyor. O dönemde çevreden gelen, devletin parasının boşa harcandığına dair eleştirilere kulak asmadan, uzun vadeli bir vizyonla hareket ettiklerini belirten Ertop, bugün o ağaçların altında piknik yapan gençlerin kendisine teşekkür etmesinin, tüm yorgunluğunu unutturduğunu söylüyor.

Doğaya vefa çağrısı

Ertop, bugün hızlı tren hatlarının çevresinde benzer bir ağaçlandırma hassasiyetinin görülmemesini üzüntüyle karşıladığını ifade ediyor. Kendi hikayesinin COP31 İklim Zirvesi kapsamında örnek gösterilmesinden ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un bu vefalı yaklaşımından büyük mutluluk duyduğunu belirten Ertop, asıl başarının Devlet Demiryolları'nın o dönemdeki kolektif emeği olduğunu vurguluyor. Gelecek nesillere, doğaya sahip çıkmaları ve yeşili korumaları konusunda çağrıda bulunan Ertop, dikilen her fidanın aslında geleceğe bırakılan en değerli miras olduğunu hatırlatıyor. Kendi çocuklarının ve torunlarının da doğaya karşı oldukça duyarlı yetiştiğini belirten Ertop, ağaçlara zarar vermenin büyük bir yanlış olduğunu savunarak, doğayla iç içe bir yaşamın önemini her fırsatta dile getiriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız