Deprem kuşağında yer alan Türkiye'de, sarsıntıların ardından yaşanan en büyük psikolojik ve güvenlik sorunlarından biri olan 'binam güvenli mi' endişesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi'nden gelen bir buluşla çözüme kavuşabilir. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve Dr. Seda Akduman tarafından geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillenen sistem, binaların deprem anındaki davranışlarını analiz ederek olası hasarlar hakkında anlık uyarı veriyor.
Sarsıntı anında binanın karnesi çıkarılıyor
Sistemin temel çalışma mantığı, her binanın tasarım aşamasında belirlenen karakteristik bir doğal frekansı olduğu gerçeğine dayanıyor. Binanın taşıyıcı sistemine monte edilen ivmeölçer tabanlı cihaz, deprem veya herhangi bir sarsıntı anında yapının ne kadar salınım yaptığını eş zamanlı olarak kaydediyor. Elde edilen bu veriler, binanın tasarım periyodu ile karşılaştırılarak yapının beklenen performansı gösterip göstermediği analiz ediliyor. Eğer bina, tasarım aşamasında öngörülen sınırların üzerinde bir salınım gerçekleştirmişse, sistem otomatik olarak bir uyarı mekanizmasını devreye sokuyor.
Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, bu teknolojinin profesyonel hasar tespit çalışmalarının yerini almayacağını ancak vatandaşların deprem sonrası yaşadığı büyük korkuyu ve belirsizliği gidermek için kritik bir ön değerlendirme aracı olduğunu vurguluyor. Kutoğlu, sistemin sağladığı veriler sayesinde, binanın verdiği tepki normal sınırlar içindeyse vatandaşların evlerinde güvenle kalabileceğini, aksi bir durumda ise profesyonel destek alarak daha kapsamlı bir inceleme yaptırabileceklerini belirtiyor. Bu sayede, gereksiz paniklerin önüne geçilmesi ve gerçek risk taşıyan binaların hızlıca tespit edilmesi hedefleniyor.
Tasarım değerleri ile gerçek performans karşılaştırması
Dr. Seda Akduman ise sistemin teknik altyapısının statik hesaplamalarla desteklendiğini ifade ediyor. Bir binanın zemin sınıfı, kat yüksekliği ve yapı tipi gibi verilerinin sisteme önceden tanımlandığını belirten Akduman, deprem anında binanın verdiği cevabın, beklenen cevapla uyuşmaması durumunda yapının hasar almış olabileceğine işaret ettiğini söylüyor. Akduman, bu teknolojinin sadece bir uyarı sistemi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin yapı stokuna dair devasa bir veri tabanı oluşturma potansiyeline sahip olduğunu da ekliyor. Kullanıcıların sisteme girdiği verilerle oluşturulacak bu envanter, ülke genelindeki yapı güvenliği politikaları için de değerli bir kaynak teşkil edebilir.
Seri üretim için yatırımcı desteği bekleniyor
Patent sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından, akademisyenlerin bir sonraki hedefi bu teknolojiyi evlere kadar ulaştırmak. Şu an için prototip aşamasında olan ve yazılım çalışmaları devam eden sistemin, Türkiye'deki tüm yapılarda yaygınlaşması için seri üretim aşamasına geçilmesi gerekiyor. Dr. Akduman, bu aşamada yatırımcı desteğinin hayati önem taşıdığını belirterek, amaçlarının vatandaşların deprem sonrası yaşadığı 'binama girebilir miyim' sorusuna saniyeler içinde güvenilir bir yanıt alabilmelerini sağlamak olduğunu ifade ediyor. Üniversitenin patent ofisi aracılığıyla yürütülen bu çalışma, depremle yaşamayı öğrenmek zorunda olan Türkiye için teknolojik bir umut ışığı olmayı hedefliyor.