Zonguldak'ta 19 Eylül Gaziler Günü, bu yıl oldukça anlamlı ve sanatsal bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Şehit anneleri ve gazi eşlerinin, yaklaşık bir yıl süren yoğun bir eğitim sürecinin ardından ortaya koydukları seramik eserler, Güzel Sanatlar Galerisi'nde düzenlenen özel bir sergiyle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı çatısı altında gerçekleştirilen bu çalışma, sadece bir sergi olmanın ötesinde, katılımcıların duygusal bağlarını güçlendiren ve onlara moral kaynağı olan bir süreç olarak öne çıktı. Sergi açılışına Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi Güney Hacıbektaşoğlu başta olmak üzere, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Barış Cücen, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy ve çok sayıda davetli katılarak bu özel güne ortak oldu.

Teknoloji ve sanatın seramik üzerindeki buluşması
Programın teknik altyapısı ve eğitim süreci, Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Mithat Mehmet Çanakçı Meslek Yüksekokulu'ndan Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından yürütüldü. Eğitimlerde geleneksel seramik sanatının incelikleri, modern plastik şekillendirme teknikleri ve üç boyutlu yazıcı teknolojileriyle harmanlandı. Yaklaşık bir yıl boyunca haftada bir gün düzenlenen kurslarda, kursiyerler hem yeni beceriler kazandı hem de kendi özgün tasarımlarını hayata geçirme fırsatı buldu. Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara, seramik üretiminin oldukça meşakkatli bir süreç olduğunu vurgulayarak, fırınlama aşamasında yaşanan kırılma ve çatlama gibi risklere rağmen kursiyerlerin büyük bir azimle çalıştıklarını belirtti. Toplamda 200 ile 300 arasında eserin sergilenebilir nitelikte ortaya çıktığını ifade eden Kara, bu tür projelerin kursiyerlerin kültürel alanda kendilerini ifade etmeleri ve motivasyonlarını artırmaları açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Manevi gurur ve dayanışmanın sanata yansıması
Sergiye katılan gazi eşleri, ortaya çıkan eserlerin ötesinde, bu sürecin kendilerine kattığı manevi değerin altını çizdi. Gazi eşi Serpil Yavuzdoğan, eşinin gazi olması sebebiyle bu serginin kendisi için çok daha derin bir anlam taşıdığını belirterek, Gaziler Günü'nde böyle bir başarıya imza atmanın göğüslerini kabarttığını ifade etti. Bir arada olmanın ve ortak bir amaç uğruna üretmenin verdiği huzuru paylaşan kursiyerlerden Hayriye Özbakış ise, hocalarının rehberliğinde ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını ve ortaya çıkan sonuçtan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.

Unutulmamak ve değer görmek en büyük motivasyon
Etkinliğin en dikkat çekici yanlarından biri de şehit ve gazi yakınları arasındaki dayanışma ruhuydu. Gazi eşi Yelda Kurt, bu tür programların kendilerine moral ve motivasyon sağladığını vurgulayarak, birlikte bir şeyler üretmenin ve paylaşımda bulunmanın iyileştirici gücüne dikkat çekti. Kurt, toplum tarafından hatırlanmanın ve değer görmenin kendileri için en büyük destek olduğunu ifade ederek, bu tür sosyal projelerin devam etmesinin önemine değindi. Sergi, sadece seramik eserlerin sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda toplumsal vefa duygusunun sanatla harmanlandığı bir buluşma noktası olarak hafızalara kazındı. Gelecek dönemlerde de benzer programlarla şehit ve gazi yakınlarının sanatsal faaliyetlere katılımının teşvik edilmesi hedefleniyor.




