Adana tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, artan maliyetler ve finansmana erişimdeki engeller nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit eden kredi limitleri konusundaki tıkanıklığı gündeme taşıyarak, mevcut ekonomik koşulların artık eski rakamlarla yönetilemeyeceğini ifade etti. Doğan, özellikle Ziraat Bankası üzerinden sağlanan desteklerin, günümüzün piyasa gerçeklerine göre yeniden revize edilmesinin hayati bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Traktör yatırımları finansman engeline takılıyor
Çiftçinin en temel üretim aracı olan traktör alımlarında karşılaşılan 2 milyon TL'lik kredi üst limiti, günümüz makine fiyatları karşısında oldukça yetersiz kalıyor. Modern tarım tekniklerine geçiş yapmak isteyen üreticilerin, bu limit nedeniyle ya yatırımlarını ertelemek zorunda kaldığını ya da çok daha yüksek maliyetli finansman kaynaklarına yönelmek durumunda kaldığını belirten Doğan, bu durumun makine parkının yaşlanmasına ve dolaylı olarak üretim verimliliğinin düşmesine yol açtığını vurguladı. Traktörün bir lüks değil, tarladaki en önemli iş ortağı olduğunu hatırlatan oda başkanı, limitlerin güncellenmemesi durumunda çiftçinin öz kaynaklarını tüketmek zorunda kalacağını ifade etti.
Tarım arazilerinde alım satım piyasası kilitlendi
Finansman sıkıntısının sadece makine alımlarıyla sınırlı kalmadığını, tarım arazileri piyasasını da derinden etkilediğini belirten Mehmet Akın Doğan, tarla, bağ ve sera gibi üretim alanlarında satışların durma noktasına geldiğini açıkladı. Üç yıl önceki fiyatların bile altına düşen satış ilanlarına rağmen alıcı bulunamamasının temel nedeninin, üreticinin gelir elde edememesi ve kredi faizlerinin yüksekliği olduğunu belirten Doğan, çiftçinin yatırım yapma iştahının tamamen kapandığını dile getirdi. Üreticinin ektiği üründen hak ettiği kazancı elde edememesi, tarım arazilerinin değerini de baskılayan en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Girdi maliyetleri üreticinin belini büküyor
Haziran 2026 verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin yıllık bazda yüzde 32,06 oranında artış göstermesi, çiftçinin omuzundaki yükü daha da ağırlaştırdı. Gübre, mazot, tohum, ilaç ve sulama gibi temel gider kalemlerindeki hızlı yükselişin, ürün fiyatlarına aynı oranda yansımadığını belirten Doğan, üreticinin bir taraftan yüksek maliyetlerle boğuşurken diğer taraftan finansmana ulaşmakta yaşadığı zorlukların dayanma gücünü tükettiğini ifade etti. Bu kısır döngüden çıkış için devletin ve bankaların, tarımsal yatırımları bugünün fiyat endekslerine göre değerlendirmesi gerektiği çağrısı yapıldı.
Çiftçiye nefes aldıracak yeni bir model arayışı
Borçlarını ödemekte zorlanan ancak üretmeye devam eden çiftçiler için özel bir finansman modeli oluşturulması gerektiğini savunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, Çiftçi Nefes Kredisi uygulamasının hayata geçirilmesinin şart olduğunu belirtti. Çiftçinin borçlanma isteğinin bir tercih değil, maliyet ile gelir arasındaki dengenin bozulmasından kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Doğan, düşük faizli, uzun vadeli ve hasat dönemlerine göre yapılandırılmış bir ödeme planının, üreticinin üzerindeki baskıyı hafifleteceğini savundu. Ülkenin gıda güvenliği için üretimin devamlılığının kritik olduğunu hatırlatan Doğan, hükümetin bu konuda acil adımlar atmasını beklediklerini sözlerine ekledi.