Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST çatısı altında, ROKETSAN’ın öncülüğünde dokuzuncu kez düzenlenen Roket Yarışması, 2026 yılı final heyecanıyla Aksaray Hisar Atış Alanı’nda nefes kesen anlara sahne oluyor. 7-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı coğrafyalarından gelen genç mühendis adaylarını bir araya getirerek, uzay teknolojileri alanındaki yerli vizyonu bir kez daha gözler önüne serdi. Toplamda 2 bin 139 takımın başvurduğu zorlu eleme süreçlerini başarıyla geçen 73 ekip, geliştirdikleri roketleri gökyüzüyle buluşturarak hünerlerini sergileme fırsatı buldu.
Küresel ölçekte bir teknoloji üssü
Yarışmanın sadece ulusal bir etkinlik olmaktan çıkıp uluslararası bir platforma dönüştüğünü vurgulayan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, bu yılki katılımın çeşitliliğine dikkat çekti. Malezya, Suudi Arabistan, Hindistan, Bosna Hersek, Azerbaycan ve Endonezya’dan gelen yedi takımın da aralarında bulunduğu uluslararası ekipler, Aksaray’daki atış alanında kıyasıya bir rekabet sergiliyor. İkinci, bu organizasyonun kaybedeni olmadığını belirterek, gençlerin burada kazandığı tecrübenin ve kurdukları teknolojik ağın, Türkiye’nin savunma ve uzay sanayisi için paha biçilemez bir kazanım olduğunu ifade etti. Yarışmanın her yıl daha karmaşık görevlerle çıtayı yükselttiğini belirten İkinci, alçak, orta ve yüksek irtifa kategorilerinin yanı sıra zorlu görevler ve özgün motor tasarımlarıyla gençlerin sınırlarını zorladıklarını dile getirdi.
Stratejik savunma teknolojilerinde yeni dönem
Aksaray’daki yarışma heyecanı sürerken, ROKETSAN’ın savunma sanayisindeki güncel başarıları da gündemdeki yerini koruyor. Yakın zamanda fırlatılan ve hedefine tam isabetle ulaşan İHA-300 füzesinin Türkiye için stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirten Murat İkinci, bu mühimmatın SİHA’ların operasyonel menzilini ve vuruş gücünü ciddi oranda artıracağını vurguladı. Supersonik balistik füze teknolojisinin hava savunma sistemleri tarafından engellenmesinin oldukça güç olduğunu ifade eden İkinci, Türkiye’nin havadan yere atılan mühimmat ailesini genişletmeye ve sensör entegrasyonlarıyla kapasitesini artırmaya devam edeceğini belirtti. Bu gelişmeler, gençlerin yarışmada üzerinde çalıştığı teknolojilerin aslında gerçek bir savunma sanayisi ekosisteminin parçası olduğunu kanıtlıyor.
Geleceği simüle eden genç mühendisler
Yarışma alanında büyük bir heyecan yaşayan genç katılımcılar ise sadece bir yarışmaya değil, Türkiye’nin gelecekteki uzay projelerinin provasına katıldıklarını ifade ediyor. Ankara’dan gelen lise öğrencisi Tuğrul Alp Erdoğan, 3170 metre irtifaya başarıyla fırlattıkları roketin tüm görev yüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek, bu sürecin sadece bir model roket çalışması olmadığını, Türkiye’nin kendi uzay araçlarını ve sondalarını inşa edeceği günlerin bir simülasyonu olduğunu dile getirdi. Üniversite öğrencileri Mehmet Ali Fuat Güney ve Rahime Şevval Ulutaş ise, bilginin nesilden nesile aktarılmasının önemine vurgu yaparak, gökyüzüne bırakılan her izin Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına atılmış bir adım olduğunu belirttiler. Dereceye giren takımların ödüllerini 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu’da alacağı yarışma, gençlerin azmiyle geleceğe ışık tutmaya devam ediyor.