Aksaray’ın Eskil ilçesinde yaşayan vatandaşlar, ilçenin en önemli manevi değerlerinden biri olan tarihi Eskil Ulu Camii’nin yeniden ibadete açılacağı günü büyük bir özlemle bekliyor. Selçuklu döneminden günümüze ulaşan ve mimari dokusuyla dikkat çeken bu özel yapı, yaklaşık yedi yıldır süren restorasyon çalışmaları nedeniyle cemaatinden uzak kalmış durumda. İlçe halkı, caminin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında bir köprü olduğunu vurgulayarak, çalışmaların bir an önce tamamlanması için yetkililere çağrıda bulunuyor.
Evliya Çelebi'nin övgüyle bahsettiği kadim miras
Emekli öğretmen Yahya Kemal Güdendede, caminin ilçe halkı için taşıdığı derin anlamı şu sözlerle dile getiriyor: Selçuklu eseri olan bu ahşap yapılı cami, ilk inşa edildiğinde bir mescit olarak tasarlanmış, ancak zamanla kuzey ve batı yönlerine yapılan eklemelerle genişletilmiştir. Tarihi kaynaklarda da kendine yer bulan bu yapı, Evliya Çelebi’nin meşhur seyahatnamesinde dahi özel bir yere sahiptir. Ünlü gezgin, caminin yazın serin, kışın ise sıcak olduğunu ve altında ırmak aktığını belirterek yapının mimari başarısına dikkat çekmiştir. Geçmişte Eskil’in tüm yaylalarından gelen insanların Cuma namazlarında buluştuğu, köylülerin birbirine misafir olduğu ve toplumsal kaynaşmanın sağlandığı bu mekan, ilçe halkı için sadece bir namazgah değil, aynı zamanda bir birlik sembolüdür.
Restorasyon süreci ve yaşanan hayal kırıklıkları
Caminin ibadete kapalı kalması, ilçe sakinleri arasında büyük bir üzüntüye neden oluyor. Yahya Kemal Güdendede, caminin geçmişte üç kez minare yapımı geçirdiğini ve her seferinde farklı süreçlerden geçtiğini belirtiyor. İbadete kapanmadan önce Hacettepe Üniversitesi’nden gelen sanat tarihi uzmanlarının incelemeler yaptığını hatırlatan Güdendede, o günden bu yana caminin kapılarının bir daha açılmadığını ifade ediyor. Vatandaşlar, caminin manevi huzurunu özlediklerini ve bu tarihi mirasın daha fazla ihmal edilmemesi gerektiğini savunuyor.
Zemin sorunları ve bitmek bilmeyen tadilatlar
Bir diğer ilçe sakini Dursun Altan ise caminin yapısal sorunlarına dikkat çekerek, restorasyon sürecindeki aksaklıklara değiniyor. Daha önce birçok kez tadilat görmesine rağmen duvarlardaki çatlaklar ve zemin çökmesi gibi ciddi problemlerin çözülemediğini belirten Altan, caminin 2020 yılından bu yana tamamen ibadete kapalı olduğunu hatırlatıyor. Bir dönem restorasyon sonrası kısa süreliğine açılsa da, ortaya çıkan yeni teknik sorunlar nedeniyle yapının tekrar kapsamlı bir restorasyon sürecine girmek zorunda kaldığını ifade ediyor. Eskil halkı, bu tarihi Selçuklu yadigarı yapının artık daha fazla bekletilmeden, tüm teknik sorunları giderilmiş bir şekilde yeniden cemaatine kavuşmasını ve eski günlerdeki gibi ilçe sosyal hayatının merkezi haline gelmesini istiyor.