Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki İsmail Gürbüz, alışılagelmişin dışında bir dostluk hikayesinin başrolünde yer alıyor. Torununa ait olan ve henüz beş aylıkken kendi türü tarafından dışlanan Junior isimli kaz, çareyi Gürbüz’ün kanatları altına sığınmakta buldu. Sürüdeki diğer kazların sürekli kovalayıp hırpaladığı Junior, yaşadığı bu dışlanma sürecinin ardından İsmail Gürbüz’ü tek koruyucusu ve ailesi olarak kabul etti. Bugün ise aralarındaki bağ, görenleri şaşkına çevirecek kadar derinleşmiş durumda.
Sürüden dışlanınca dedesini seçti
Junior’ın hikayesi, kazların doğasında bulunan sürü psikolojisinin acımasız bir yansımasıyla başladı. Sürü tarafından kabul görmeyen ve sürekli şiddet gören küçük kaz, İsmail Gürbüz’ün kendisine gösterdiği şefkatle hayata tutundu. Gürbüz, her fırsatta onu koruyup kollayarak aralarında kopmaz bir bağ kurulmasını sağladı. Artık Junior, Gürbüz’ün adeta gölgesi gibi hareket ediyor; evde, bahçede ve hatta arabada onun yanından bir an olsun ayrılmıyor. Üstelik boynuna taktığı papyonuyla da dikkatleri üzerine çeken bu sadık dost, İsmail dedesinin yanına başka kimsenin yaklaşmasına da izin vermiyor.
Korumacı tavrıyla herkesi şaşırtıyor
İsmail Gürbüz, Junior ile olan ilişkisini bir evlat-ebeveyn bağına benzetiyor. Kazların sahiplenme duygusunun çok güçlü olduğunu vurgulayan Gürbüz, Junior’ın kendisini annesi veya babası gibi gördüğünü ifade ediyor. Hayvansever kişiliğiyle bilinen Gürbüz, Junior’ın sadece kendisiyle vakit geçirmekle kalmadığını, aynı zamanda bir bekçi köpeği gibi kendisini koruduğunu belirtiyor. Gürbüz, Junior’ın yanına yaklaşan yabancılara karşı sergilediği agresif tavırları, onun kendisine olan derin bağlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Evdeki diğer hayvanlarla da barışık bir yaşam süren Gürbüz, Junior’ın bu özel ilgisinden oldukça memnun.
Bakıcısını bile kıskanıyor
Junior’ın bakımını üstlenen Mustafa Mert Durmuş ise bu ilginç durumu sürü psikolojisiyle açıklıyor. İki yıldır Junior’a yaz kış demeden bakan Durmuş, kazın İsmail Gürbüz’e olan düşkünlüğünün sınır tanımadığını anlatıyor. Durmuş, kendisinin bakıcısı olmasına rağmen Junior’ın onu bile zaman zaman kovaladığını ve ısırdığını söylüyor. İsmail dedeyi tek gerçek sahibi olarak benimseyen Junior, bu sadakatiyle çevresindekilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Gürbüz’ün elinden yemek yiyen ve onunla birlikte uzun yürüyüşlere çıkan Junior, dışlandığı sürüsünden çok daha mutlu bir hayatı, kendisine kucak açan dedesinin yanında yaşıyor.