Havadis | Yaşam | Odunluktan çıkan sanat: Hurda metaller onun ellerinde yeniden hayat buluyor

Odunluktan çıkan sanat: Hurda metaller onun ellerinde yeniden hayat buluyor

Yozgat'ta yaşayan elektrik teknisyeni Abdullah Özkan, evinin altındaki eski odunluğu bir tasarım atölyesine dönüştürerek hurda metalleri koleksiyonluk bıçaklara dönüştürüyor.

Yozgat'ta yaşayan elektrik teknisyeni Abdullah Özkan, evinin altındaki eski odunluğu bir tasarım atölyesine dönüştürerek hurda metalleri koleksiyonluk bıçaklara dönüştürüyor.

Odunluktan çıkan sanat: Hurda metaller onun ellerinde yeniden hayat buluyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Baştürk Mahallesi’nde yaşayan 39 yaşındaki elektrik teknisyeni Abdullah Özkan, mesaisinden arta kalan zamanını bıçak yapımına ayırıyor. Yaklaşık 7 yıl önce iş yerinde elindeki eğeyle bıçak yapmaya başlayan Özkan, zamanla geliştirdiği hobisini evinin altındaki atölyeye taşıdı. Tek kişinin sığabileceği küçük bir tahta kulübede başlayan serüvenini kendi atölyesini kurarak sürdüren Özkan, hurda metalleri el emeğiyle özel tasarım bıçaklara dönüştürüyor. Gündüzleri elektrik teknisyeni olarak çalışan Özkan, iş çıkışında soluğu atölyesinde alıyor. Mesai sonrası çalışmalarını ve hedeflerini anlatan Özkan, zaten işten arta kalan vaktimde mesai bitiminde gelip işte gece yarısına kadar atölyede köyümüzün gençleriyle birlikte onlara da böyle bir örnek olarak bir şeyler öğretmeye de çalışıyorum. Sağ olsun onlar da gelip yardımcı oluyorlar. Bu şekilde devam ediyoruz. Hedefim bıçak sektöründe özel tasarım, tamamen koleksiyonluk nesilden nesile aktarılabilecek ürünler yapabilmek. İnşallah o da nasip olur dedi.

Küçük bir kulübeden büyük hayallere

Elektrik teknisyeni olarak çalışan Abdullah Özkan’ın bıçak yapımına ilgisi yaklaşık 7 yıl önce iş yerinde başladı. Elindeki eğeyle bıçak yaparken iş yerinin müdürü Münir beyin kendisini desteklemesiyle bu alanda ilerlemeye başlayan Özkan, ilk çalışmalarını iş yerindeki küçük bir tahta kulübede yaptı. Zamanla kendi atölyesine sahip olmayı hayal eden Özkan, değerli ustalarına danışarak ve kendi imkânlarıyla çalışarak hayalini gerçekleştirdi. Bıçak yapımına nasıl başladığını anlatan Özkan, Elektrik teknisyeniyim. Bıçak işine yaklaşık 7 yıl önce iş yerimde elimde eğe ile törpüleyerek yaparken müdürüm Münir bey denk geldi. Sen bu işi yap, ben destek olurum dedi. Sağ olsun çok teşekkür ediyorum buradan da ona. Birkaç alet ekipman falan verdi. Orada iş yerimde patronlarımın da müsaadesiyle tahta küçücük kulübede yavaş yavaş başladım. Hayal kuruyordum içinde böyle rahatlıkla çekiç sallayabileceğim bir atölyem olur mu diye. Allah nasip etti. Yavaş yavaş ilerleye ilerleye değerli ustalarıma danışarak buradan Yusuf Aktan ustama da selamlarımı iletiyorum. Bu hale geldik ifadelerini kullandı.

Hurdaları sanata dönüştüren el emeği

Evinin altında bulunan ve daha önce odunluk olarak kullanılan alanı yaklaşık 3 yıl önce atölyeye dönüştüren Özkan, burada farklı malzemeler kullanarak bıçak üretiyor. Mutfak bıçaklarında paslanmaz çelik tercih eden Özkan, özel tasarım ürünlerinde ise kamyon makasları, karbon çelikler ve daire testereler gibi hurda malzemeleri değerlendiriyor. Böylece kullanılmayan metalleri el emeğiyle yeniden şekillendirerek farklı tasarımlar hazırlıyor. Ürettiği bıçakları özel sipariş üzerine hazırladığını belirten Özkan, Kendimiz el emeğiyle yavaş yavaş yaparak özel tasarım bakanlar bakanlara, milletvekillerine, işte çevre illerden gören isteyenlere özel siparişle çalışmalar yapıp göndermeye çalışıyoruz. Ham madde olarak mutfak bıçaklarında paslanmaz çelikler, diğer özel tasarımlarda hurda malzemeden kamyon makasları, karbon çelikler, daire testereler, yani bir nevi hurdayı da geri dönüşüm yaparak bir sanata böyle bir şeylere çevirmeye çalışıyoruz. Şimdilik bir sıkıntımız yok çok şükür. Daha da ilerletme, ilerleterek gitmeye hedefim var. İnşallah Allah yolumuzu açık eder ifadelerini kullandı. Özkan’ın atölyesinde üretilen bıçakların tamamlanma süresi, tasarımın özelliklerine göre değişiyor. Normal mutfak bıçağıdır, standart bıçaklardır. İşte bir günde bitirebiliyorum aşağı yukarı. Özel tasarım bıçakların işte tek tek çizimi, avuç taşlamayla kesip şekillendirme, ağız açma, tekrar ısıl işlem, kabza işleme derken bir 3-4 gün, 5 gün, bir hafta süren çalışmalarım oluyor diye konuştu.

Kapısı herkese açık bir üretim merkezi

Kendi imkânlarıyla oluşturduğu atölyesinde çalışmalarını sürdüren Özkan, hem mesleğini hem de hobisini bir arada yürütüyor. Hayalini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşayan Özkan, evinin altındaki atölyesinde üretmeye devam ederken kendisini ziyaret etmek isteyenleri de ağırlamaya hazır. Atölyesinin bulunduğu yer hakkında bilgi veren Özkan, Bu atölyeye yaklaşık 3 yıl oluyor. Evi yeni yapınca altında burası babamın odunluğu. Yozgat Aydıncık’ın Baştürk Mahallesi’nde ikamet ediyoruz. Atölyemiz burada. Gelecek herkese çayımız hazır ifadelerini kullandı. Özkan, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda gençlere ilham veren bir merkez haline getirdiği bu atölyede, geleneksel yöntemlerle modern tasarımları birleştirerek bölgedeki zanaatkarlığa yeni bir soluk getiriyor. Her bir bıçağın üzerinde harcanan günlerce süren emek, onun bu işe olan tutkusunun en büyük kanıtı olarak öne çıkıyor. Gelecekte daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen Özkan, hem mesleki birikimini hem de sanatsal vizyonunu birleştirerek, hurda metallerin nasıl birer sanat eserine dönüşebileceğini herkese gösteriyor. Yozgat'ın bu küçük mahallesinde başlayan ve odunluktan atölyeye uzanan bu hikaye, azmin ve yaratıcılığın sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız