Afetlerle mücadelede yeni dönem: Sadece binalar değil, zihniyetler de dönüşmeli

Ankara'da düzenlenen 8. Uluslararası Dirençlilik Kongresi'nde uzmanlar, afet risklerini azaltmanın sadece mühendislik değil, topyekun bir toplumsal sorumluluk süreci olduğunu vurguladı. 2026 yılında 10 milyon kişiye ulaşılması hedeflenen farkındalık çalışmalarıyla, afet öncesi hazırlığın hayati önemi bir kez daha masaya yatırıldı.

Afetlerle mücadelede yeni dönem: Sadece binalar değil, zihniyetler de dönüşmeli

Ankara, afetlere karşı dirençli bir gelecek inşa etme vizyonuyla önemli bir bilimsel buluşmaya ev sahipliği yaptı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 8. Uluslararası Dirençlilik Kongresi, afet yönetiminde teknoloji, kurumsal iş birliği ve toplumsal bilincin kesişim noktasını oluşturdu. Kongrede öne çıkan temel mesaj, afetlerin sadece yaşandıktan sonra değil, çok daha öncesinde atılan adımlarla yönetilebileceği gerçeği oldu.

Bireysel sorumluluk ve toplumsal direnç

Türk Kızılay Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, dirençlilik kavramının aslında toplumsal bir dayanışma kültürü olduğunu belirterek, afetlerin sadece yıkılan binalar veya kaybedilen canlarla ölçülemeyeceğini ifade etti. Yılmaz, afet öncesi alınmayan önlemlerin, ertelenen güçlendirme çalışmalarının ve ihmal edilen bireysel hazırlıkların, felaket anındaki bedeli ağırlaştırdığını vurguladı. 2025 yılında 7,2 milyon kişiye afet farkındalık eğitimi verdiklerini hatırlatan Yılmaz, 2026 yılı için 10 milyon vatandaşa ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı. Özellikle evlerdeki eşyaların sabitlenmesi ve afet çantası hazırlığı gibi basit görünen adımların, hayatta kalma şansını doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

Yerel yönetimlerin afet karnesi

Afetle mücadelenin merkezinde yerel yönetimlerin olması gerektiğini savunan Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu'nun bu alandaki rolüne değindi. Artık sadece şehir bazlı değil, mahalle ve hatta bina özelinde mikro bölgeleme risklerinin belirlenmesi gerektiğini belirten Yılmaz, afet yönetiminin yerelden başlayarak topyekun bir iradeyle yürütülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti. Öte yandan, AFAD Başkan Yardımcısı Cengiz Gevrek ise dirençliliğin sadece doğal afetlerle sınırlı olmadığını, yapısal çökme gibi doğal afet dışı risklerin de erken uyarı sistemleriyle önceden tespit edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Bilimsel birikim ve güvenli gelecek

ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, üniversitenin 70. kuruluş yılında düzenlenen bu kongrenin, bilimsel verilerin toplumsal ihtiyaçlarla buluşturulması açısından kritik bir platform olduğunu dile getirdi. Yozgatlıgil, 1999 Marmara Depremi'nden 6 Şubat depremlerine kadar yaşanan acı tecrübelerin, daha güvenli kentler kurma sorumluluğuna dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Yapı güvenliği, altyapı sürekliliği ve kurumsal hazırlığın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Rektör, afet öncesi yatırımların, müdahale kapasitesini geliştirmekten daha öncelikli olması gerektiğini savundu. Kongre, teknolojinin veriye dayalı karar alma süreçlerine entegre edilmesiyle, afetlerin yıkıcı etkilerinin minimize edilebileceği mesajıyla sona erdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız