Türkiye’nin coğrafi işaretli lezzeti Çubuk turşusunun ana maddesi olan salatalıklar, bölgedeki tarlalarda hummalı bir çalışmayla toplanıyor. Üreticiler, salatalıkların turşuluk özelliğini kaybetmemesi için güneşin kavurucu etkisine rağmen sabahın ilk ışıklarıyla işe koyuluyor.
Hasat telaşı başladı
Çubuklu üreticiler için salatalığın boyutu hayati önem taşıyor. Ürünler çok çabuk büyüdüğü için zamanında toplanması şart. Eğer salatalıklar ideal kalibreyi geçerse turşuluk vasfını yitiriyor. Bu yüzden çiftçiler, gün doğmadan tarlaya girerek 0, 1 ve 2 numara olarak adlandırılan küçük boyutlu salatalıkları özenle seçiyor. Bir dönümden alınan verim ve işçi sayısına bağlı olarak günlük yaklaşık 80 çuval ürün toplanıyor.
Turşunun yolculuğu
Tarladan çıkan salatalıklar, bölgedeki tesislerde sarımsak, acı biber ve dereotuyla buluşuyor. Tenekelere yerleştirilen ürünler, üzüm sirkesi ve limon tuzuyla harmanlanıp bir ay sürecek fermantasyon sürecine bırakılıyor. Bu süreç sonunda ortaya çıkan turşular, hem yurt içine hem de farklı ülkelere gönderiliyor.
Peki bu durum fiyatları nasıl etkiler
Üreticiler bu yıl 100 ton civarında rekolte bekliyor. Ancak hava sıcaklıkları hastalık riskini de beraberinde getiriyor; özellikle kırmızı örümcek zararlısı çiftçiyi zorluyor. Henüz resmi alım fiyatları netleşmese de, üreticiler 0 numara salatalığın kilogramının 75-85 lira bandında olacağını öngörüyor. Geçen yıl 800 lira civarında olan 5 kiloluk turşu bidonlarının bu yıl 900 lira seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor. Bölgedeki üreticiler, tüm bu zorluklara rağmen lezzeti korumak için 6-9 Eylül tarihlerindeki Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivali’ne hazırlanıyor.