Denize kıyısı olmayan bir şehirde balıkçılık yapmak, ilk bakışta zorlu bir uğraş gibi görünse de Ankara'daki balıkçı esnafı bu algıyı tamamen değiştiren bir iddiada bulunuyor. Balık sezonunun resmen başlamasıyla birlikte başkentin kalbi sayılan Ulus Hali'nde hareketlilik zirveye ulaştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Türkiye'nin farklı bölgelerinden yola çıkan taze balıklar, kısa sürede tezgahlardaki yerini alırken, Ankaralılar da sezonun ilk ürünlerini sofralarına taşımak için balıkçıların yolunu tutuyor. Esnaflar, lojistik ağının gücü sayesinde deniz kıyısındaki şehirlerle yarışır bir tazelik sunduklarını vurguluyor.
Başkent Balıkçılığında Yeni Dönem ve Palamut Bolluğu
Ulus Hali'nde tam 38 yıldır balıkçılık mesleğini icra eden Şaban Akbaş, hayatının neredeyse tamamını balıkların içinde geçirdiğini ifade ediyor. Geçen yıl hamsi bolluğu yaşandığını hatırlatan Akbaş, bu sezonun ise büyük balık açısından oldukça bereketli başladığına dikkat çekiyor. Özellikle Karadeniz palamudunun bu yıl sofraların baş tacı olduğunu belirten deneyimli balıkçı, vatandaşların yoğun ilgisinin palamut üzerinde toplandığını ifade ediyor. Fiyatların geçen yılki seviyelerde tutulmaya çalışılması ise tüketiciler için büyük bir avantaj olarak öne çıkıyor. Palamut, hamsi, istavrit, mezgit ve barbun gibi temel türlerin kilogram fiyatlarının 100 lira civarında seyretmesi, sezonun hem bereketli hem de ekonomik başladığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Lojistik Avantajı: Neden Ankara?
Ankara'nın denizden uzak olması, aslında balıkçılık sektörü için bir dezavantaj değil, aksine bir lojistik merkez olma avantajı sağlıyor. Esnaflar, Türkiye'nin dört bir yanındaki denizlerden çıkan ürünlerin doğrudan Ankara'ya sevk edildiğini ve bu sayede başkentin bir nevi balık borsası haline geldiğini savunuyor. Mehmet Benli gibi sektörün emektar isimleri, İstanbul'dan Samsun'a kadar her bölgeden balığın en fazla altı saat içerisinde Ankara'ya ulaştığını belirtiyor. Bu hızlı ulaşım ağı, balıkların tazeliğini korumasını sağlarken, Ankara'yı Türkiye'nin en taze balık tüketilen noktalarından biri konumuna taşıyor. Kalite ve tazeliğin birleştiği bu noktada, başkentliler deniz ürünlerine ulaşmakta hiçbir zorluk yaşamıyor.
Müslüm Baba'nın İzinde Balıkçılık Tutkusu
Ulus Hali'nin renkli simalarından biri olan ve Müslüm Gürses'e olan benzerliğiyle tanınan Mehmet Benli, 30 yıldır sürdürdüğü balıkçılık mesleğine olan tutkusunu farklı bir boyuta taşıyor. Müslüm Gürses'e duyduğu hayranlığı mesleğiyle harmanlayan Benli, hem şarkılarıyla hem de dizi oyunculuğuyla dikkat çekiyor. Balıkçılığın kendisi için sadece bir ticaret değil, bir yaşam biçimi olduğunu belirten Benli, Müslüm Baba'nın tarzıyla balıkçılığın ne kadar harika bir meslek olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Ankara'nın kendine has bu balıkçı kültürü, hem lezzet arayanları hem de samimi bir ortam arayanları Ulus Hali'nde bir araya getirmeye devam ediyor.