İnşaat sektörünün küresel ölçekteki en önemli referans noktalarından biri kabul edilen Engineering News-Record (ENR) tarafından hazırlanan Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi listesi, bu yıl da Türk mühendisliğinin ulaştığı noktayı tescilledi. Rönesans Holding, şirketlerin kendi merkezlerinin bulunduğu ülke dışındaki gelirlerini baz alan bu zorlu listede, 11 yıldır kesintisiz bir şekilde dünyanın en büyük 50 şirketi arasında yer almayı başardı. 30 yılı aşkın bir süredir devam eden bu küresel yolculuk, sadece bir şirket başarısı değil, aynı zamanda Türkiye'nin hizmet ihracatındaki yükselişinin de bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Küresel pazarlarda değişen denklemler ve adaptasyon gücü
Dünya ekonomisinin pandemi, bölgesel çatışmalar ve enerji krizleri gibi çok katmanlı zorluklarla sarsıldığı son on yılda, Rönesans Holding'in bu istikrarı koruması dikkat çekici bir başarı olarak öne çıkıyor. Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak, bu süreci sadece bir sıralama başarısı olarak görmediklerini, aksine her yıl değişen küresel denklemlere karşı geliştirilen bir çözüm üretme kültürü olduğunu vurguluyor. Ilıcak, uzun vadeli başarının planların kusursuz işlemesinden ziyade, planlar değiştiğinde ekiplerin birlikte ne kadar hızlı ve etkili aksiyon alabildiğiyle ilgili olduğunu belirtiyor. Bu adaptasyon yeteneği, şirketin Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan CIS ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada rekabetçi kalmasını sağlayan temel unsur haline geldi.
Türkiye'nin görünmeyen ihracat gücü ve değer zinciri
Uluslararası müteahhitlik faaliyetleri, sadece inşaat sahasındaki fiziksel işlerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda mühendislik, mimarlık, finans, hukuk ve lojistik gibi çok geniş bir değer zincirini de harekete geçiriyor. Rönesans, bu süreçte Türkiye'de yerleşik 3 bin 500'ü aşkın üretici ve taşeron firma ile kurduğu iş birliği sayesinde, son 10 yılda 2 milyar doları aşan bir mal ve hizmet alımını yurt dışı projelerine taşıdı. Bu durum, Türk şirketlerinin yeni pazarlara erişimini kolaylaştırırken, binlerce mühendis ve mimarın dünyanın en büyük projelerinde uluslararası deneyim kazanmasına olanak tanıyor. Şirketin projelerinde görev alan 28 bin 853 Türk çalışanın varlığı, Türkiye'nin insan kaynağı kapasitesinin küresel ölçekte nasıl bir kaldıraç etkisi yarattığını gözler önüne seriyor.
Avrupa'dan Asya'ya uzanan mühendislik harikaları
1993 yılında başlayan bu yolculuk, bugün dünyanın dört bir yanında ileri mühendislik gerektiren devasa projelerle devam ediyor. Portföyünde Avrupa'nın en yüksek binası olan Lakhta Center'dan, İsviçre Alpleri'nin altından geçen Gotthard Base Tüneli'ne ve Hollanda'nın en uzun karayolu tüneli olan Gaasperdammertunnel'a kadar pek çok ikonik yapı bulunuyor. Şirketin Avrupa pazarındaki büyümesi, 2009 yılında Avusturyalı PORR ile başlayan ve ardından Almanya'dan Heitkamp, Hollanda'dan ise Ballast Nedam gibi köklü şirketlerin satın alınmasıyla stratejik bir derinlik kazandı. Özellikle Ballast Nedam'ın satın alım sonrası kısa sürede kârlı bir yapıya kavuşturulması, Rönesans'ın sadece inşaat değil, aynı zamanda kurumsal yönetim ve verimlilik konusundaki yetkinliğini de kanıtlıyor. 50 milyar dolarlık toplam uluslararası proje geliri, bu 30 yıllık birikimin ulaştığı ölçeği ve Türkiye'nin küresel inşaat pazarındaki ağırlığını net bir şekilde ortaya koyuyor.