Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde düzenlenen 19’uncu Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda Türkiye’nin dijital geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu. Yeni dünya düzeninde siber savaşların ve casusluk faaliyetlerinin arttığı bir dönemde, Türkiye’nin siber dayanıklılığını artırmak için kapsamlı bir yol haritası hazırlandığını duyuran Bakan Uraloğlu, 2024-2028 yıllarını kapsayan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 6 stratejik amaç, 18 hedef ve 61 eylemin hayata geçirileceğini belirtti. 20-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen konferansta, siber güvenliğin sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda ulusal egemenliğin bir parçası olduğu mesajı verildi.

Dijital kalelerle siber bağımsızlık
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin siber bağımsızlığını korumak adına veri merkezlerini ülkenin yeni dijital kaleleri olarak tanımladı. Ankara Gölbaşı’nda temeli atılan TÜRKSAT Veri Merkezi’nin 35 bin 300 metrekarelik devasa alanıyla kritik kamu verilerini en üst düzey güvenlik standartlarında koruyacağını ifade eden Uraloğlu, yerli yazılımların bu süreçteki önemine dikkat çekti. Eylül ayında hizmete giren Vodafone İzmir Veri Merkezi ile birlikte Ege Bölgesi’nin de dijital güvenlik ağının güçlendirildiğini belirten Bakan, veriyi kendi topraklarında tutmanın teknolojik egemenliğin en somut göstergesi olduğunu vurguladı. Bu merkezlerin sadece veri depolama alanı değil, gelecekteki kuantum tehditlerine karşı dayanıklı altyapıların da merkezi olacağı belirtildi.

Küresel ölçekte tescillenen başarı
Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü belirten Uraloğlu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde Türkiye’nin tam puan alarak Seviye 1: Rol Model Ülke kategorisine yükseldiğini hatırlattı. Bu başarının arkasında Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’nın koordinasyonunun ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’nun sağladığı yasal gücün yattığını ifade eden Bakan, kamu, özel sektör ve akademi iş birliğinin siber savunma stratejilerinde kritik bir rol oynadığını belirtti. Ayrıca, tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirleri almakla yükümlü kılınması, sektörel dayanıklılığı artıran önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Çocukların korunması milli güvenlik meselesi
Siber güvenlik stratejisinin en hassas noktasının çocuklar olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, dijital dünyanın risklerine karşı genç nesli korumak için kararlı olduklarını dile getirdi. 15 yaşından küçük çocukların sosyal ağ hizmetlerine erişiminin sınırlandırılması ve e-Devlet üzerinden yaş doğrulama zorunluluğu getirilmesi gibi adımların, çocukların sağlıklı gelişimini korumak adına atıldığını vurgulayan Uraloğlu, bu tedbirlerin milli güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. 15-18 yaş grubu için uygulanan özel koruma tedbirleri ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu hale getirilmesiyle, platformların sorumluluklarının artırılması hedefleniyor. Geleceğin dünyasında verinin güvenli ve egemen olanın elinde kalacağını belirten Bakan, bu vizyonla hareket ettiklerini sözlerine ekledi.
