Türkiye’nin diri fay haritası 13 yıl aradan sonra yenilendi. Yeni çalışmalarla birlikte haritaya 215 yeni fay eklendi ve toplam sayı 485’ten 700’e yükseldi. Birçok kişi bu artışın deprem riskini artırdığını düşünse de deprem bilimci Ramazan Demirtaş, durumun göründüğü gibi olmadığını ve yeni bir tehlike oluşmadığını savunuyor.
Sayıdaki artışın nedeni ne
Demirtaş, haritadaki artışın yeni fayların oluşmasından değil, daha önce bilinmeyen veya haritalanmamış fayların gelişen teknolojiyle tespit edilmesinden kaynaklandığını belirtiyor. Yani toprak altındaki gerçeklik değişmedi, sadece elimizdeki harita daha detaylı hale geldi. Bir fayın tehlikeli olup olmadığını anlamak için sadece sayısına değil; deprem üretme potansiyeline, son deprem tarihine ve kayma hızına bakmak gerekiyor.
Hangi bölgeler daha dikkatli izlenmeli
Önümüzdeki 50-100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğunun deprem üretmesi beklenmiyor. Ancak uzmanlar Marmara Denizi, İskenderun Körfezi, Gökova, Yedisu ve Yüksekova gibi bölgeleri "sismik boşluk" olarak tanımlıyor. Özellikle Marmara’da 1766’dan beri büyük bir deprem olmaması, bölgenin enerji biriktirmeye devam ettiğini gösteriyor. Demirtaş, 2018’de hazırlanan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın bu yeni veriler ışığında acilen güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.