Mardin'in Midyat ilçesinde görev yapan bir psikolojik danışman ve rehber öğretmenin, akademik kariyerini sürdürme çabası hukuk mücadelesine dönüştü. İnönü Üniversitesi'nde tezli yüksek lisans eğitimine devam eden öğretmen, yüz yüze derslerinin cuma günlerine denk gelmesi ve görev yeri ile üniversite arasındaki 420 kilometrelik mesafe nedeniyle çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini talep etti. Haftalık 30 saatlik ders programının pazartesi ve perşembe günleri arasına sıkıştırılmasını veya cuma gününün boş bırakılmasını isteyen öğretmenin bu talebi, okul idaresi tarafından geri çevrildi. Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen), bu ret işleminin eğitim hakkını kısıtladığı gerekçesiyle konuyu yargıya taşıdı.
Yargıdan eğitim hakkına tam destek
Mardin 2'nci İdare Mahkemesi, dosyayı inceleyerek idarenin ret işlemini hukuka aykırı buldu ve oy birliğiyle iptaline karar verdi. Mahkeme, kararında Millî Eğitim Bakanlığı İzin Yönergesi'nin 18'inci maddesine atıfta bulunarak, lisansüstü eğitim gören öğretmenlerin ders programlarının, eğitimlerine devam edebilmelerine imkân sağlayacak şekilde planlanması gerektiğinin altını çizdi. Kararda, okulda aynı branşta başka öğretmenlerin de bulunduğu ve talep edilen düzenlemenin eğitim hizmetlerini aksatacağına dair somut bir kanıt sunulmadığı vurgulandı. Anayasal güvence altındaki eğitim hakkının, idari tasarrufların üzerinde bir öneme sahip olduğu mahkeme tarafından tescillenmiş oldu.
Akademik gelişim için emsal niteliğinde karar
Eğitim Gücü Sen tarafından yapılan açıklamada, 30 Eylül 2026 tarihli ve 2026/1259 karar sayılı bu hükmün, yüksek lisans ve doktora yapan tüm eğitim çalışanları için emsal teşkil ettiği belirtildi. Sendika yetkilileri, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin doğrudan eğitim hizmetinin niteliğini artırdığını savunarak, Millî Eğitim Bakanlığı'nı ve okul yönetimlerini mevzuata uygun davranmaya çağırdı. Eğitim çalışanlarının akademik hedeflerine ulaşmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği vurgulanan açıklamada, sendikanın bu tür hukuksuzluklara karşı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi.
Eğitimde idari planlama ve mevzuat uyumu
Bu karar, idari birimlerin takdir yetkisini kullanırken eğitim hakkını göz ardı edemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle uzak mesafelerdeki üniversitelerde eğitim gören öğretmenlerin çalışma programlarının, eğitim süreçlerini aksatmayacak şekilde düzenlenmesi, hem bireysel gelişim hem de kurumun genel verimliliği açısından kritik bir denge olarak görülüyor. Mahkemenin bu yaklaşımı, öğretmenlerin akademik kariyerlerini sürdürürken görevlerini de aksatmadan yerine getirebilecekleri bir çalışma ortamının oluşturulması adına önemli bir hukuki dayanak sunuyor. Eğitim Gücü Sen, bundan sonraki süreçte de benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına hukuki takibini sürdüreceğini ve eğitim çalışanlarının yanında olmaya devam edeceğini kamuoyuyla paylaştı.