Antalya'nın Belek turizm merkezinde gerçekleştirilen 52. Ulusal Hematoloji Kongresi, hematoloji dünyasının önemli isimlerini bir araya getirerek kanser tedavisindeki son gelişmeleri gözler önüne serdi. Bin 200'ü aşkın uzman katılımcının yer aldığı kongrede, özellikle çocukluk çağı lösemilerinde elde edilen tedavi başarıları umut verici bir tablo çizdi. Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, lenfoblastik löseminin B hücreli tiplerinde tedavi başarısının yüzde 85-90 seviyelerinin üzerine çıktığını vurgulayarak, modern tıp uygulamalarının çocukların yaşam şansını nasıl artırdığını detaylandırdı.
Süt çocukluğu lösemisinde başarı oranı ikiye katlandı
Prof. Dr. Ünüvar, geçmişte yüzde 40-50 bandında seyreden süt çocukluğu lösemisindeki tedavi başarısının, hedefe yönelik yeni nesil tedavilerle yüzde 90'ın üzerine taşındığını belirtti. Bu gelişmenin, risk faktörleri yüksek olan hasta gruplarında dahi büyük bir umut kaynağı olduğunu ifade eden Ünüvar, Türkiye'deki tedavi protokollerinin dünyadaki güncel gelişmelerle eş zamanlı olarak sürekli güncellendiğini dile getirdi. Tedavinin sadece hastalığı yenmekle sınırlı kalmaması gerektiğini, çocukların uzun vadeli yaşam kalitesinin ve sağlıklı bir geleceğin de en az tedavi süreci kadar kritik olduğunu vurgulayan uzmanlar, ailelerle kurulan iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Yapay zeka tıbbi süreçlerde yardımcı ancak hekimin yerini alamaz
Kongrede öne çıkan bir diğer önemli konu ise yapay zekanın hematolojideki rolü oldu. Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, yapay zekanın tanı ve takip süreçlerinde giderek daha fazla yer alacağını ancak hekimin klinik karar verme yetisinin yerini tutamayacağını belirtti. Hastalıkların dinamik bir süreç olduğunu ve saatler içinde değişebileceğini hatırlatan Mehtap, yapay zeka sistemlerinin periferik yayma incelemelerinde dahi yanılma payı bulunduğunu ifade ederek hekim denetiminin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Dernek bünyesinde kurulan Yapay Zeka Bilimsel Alt Komitesi'nin çalışmalarının, ilaçların yan etkilerini öngörmede ve hücre tanımada önemli bir destek mekanizması oluşturması hedefleniyor.
Kök hücre nakli ve geleceğin tedavi yöntemleri
Türkiye'deki hematolojik tedavi kapasitesine dair verileri paylaşan Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, 2025 yılında toplam 4 bin 215 kök hücre nakli gerçekleştirildiğini açıkladı. Allojenik ve otolog nakillerin hayat kurtarıcı rolüne değinen Ateşoğlu, bağışçıların süreçten vazgeçmemesinin hasta sağlığı açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Ayrıca, kanser hücrelerini tanıyıp yok etmek üzere yeniden düzenlenen T hücrelerinin kullanıldığı CAR-T tedavisi üzerine çalışmaların Türkiye'de de başladığına dikkat çekildi. Prof. Dr. A. Emre Eşkazan ise kansızlık (anemi) konusunda uyarılarda bulunarak, nedenini araştırmadan demir takviyesi kullanmanın yanlış olduğunu, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerin mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini hatırlattı. Önümüzdeki on yıl içinde hedefe yönelik ilaçların ve hücresel tedavilerin kanserle mücadelede çok daha etkin bir rol oynayacağı öngörülüyor.