Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yer alan Çayağzı köyü, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda Osmanlı döneminden günümüze ulaşan eşsiz bir mimari mirasa ev sahipliği yapmasıyla da dikkat çekiyor. Yaklaşık 600 yıllık bir geçmişe sahip olduğu kabul edilen Orhangazi Camii, modern dünyanın betonarme yapılarının aksine, tamamen ahşap malzemelerin birbirine geçirilmesiyle oluşturulan çantı sistemiyle inşa edilmiş durumda. Hiçbir çivi veya metal bağlantı elemanı kullanılmadan, sadece ahşap işçiliğinin ustalığıyla ayakta duran bu yapı, yüzyıllara meydan okuyan sağlamlığıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Köy sakinlerinin gözü gibi baktığı bu tarihi eser, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan canlı bir anıt niteliği taşıyor.
Orhan Gazi'nin askerleri tarafından inşa edildi
Caminin kuruluş hikayesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş yıllarına kadar uzanıyor. Bölge halkı arasında anlatılan rivayetlere göre, Orhan Gazi'nin bölgenin fethi sırasında kış şartları nedeniyle burada konaklamak zorunda kaldığı dönemde, askerlerinin cuma namazlarını eda edebilmeleri için bu caminin yapılması emredilmiş. Kış aylarında yaklaşık iki üç ay süren konaklama sürecinde, askerlerin kendi imkanlarıyla ve bölgedeki ağaçları kullanarak inşa ettikleri bu yapı, o dönemin zorlu şartlarında bile ne kadar büyük bir mühendislik becerisi sergilendiğinin en somut kanıtı olarak kabul ediliyor. Güven Öztürk Genç, caminin bu tarihi misyonuna vurgu yaparak, yapının Osmanlı döneminde benzer tekniklerle inşa edilmiş az sayıdaki örnekten biri olduğunu belirtiyor.
Dünya mirası olarak koruma altında
Zamanın yıpratıcı etkileriyle bir dönem kullanılamaz hale gelen tarihi yapı, 2009 yılında gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon çalışmasıyla yeniden hayat buldu. UNESCO Dünya Mirası kapsamında koruma altına alınan cami, bu titiz çalışma sayesinde orijinal dokusunu kaybetmeden günümüze ulaştırıldı. Bugün köy halkı için sadece bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda mevlitlerin okunduğu, cuma namazlarının kılındığı ve özel günlerin paylaşıldığı kutsal bir buluşma noktası haline geldi. Köyde modern bir cami daha bulunmasına rağmen, halkın Orhangazi Camii'ne olan bağlılığı ve gösterdiği özen, yapının manevi değerinin ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne seriyor.
Sosyal medya sayesinde keşfedildi
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte caminin ünü, köy sınırlarını aşarak tüm Türkiye'ye yayıldı. Özellikle sosyal medya platformlarında paylaşılan videolar ve fotoğraflar, tarihi yapının farklı illerden gelen ziyaretçiler tarafından keşfedilmesini sağladı. Köy sakinlerinden Sabahattin Ateşli, ziyaretçi sayısındaki artışın internetin gücüyle gerçekleştiğini ifade ediyor. Ateşli, camiyi kendi evleri gibi gördüklerini ve her türlü temizlik ile bakımını bizzat üstlendiklerini belirterek, dışarıdan gelen misafirlerin de bu tarihi atmosferi solumaktan büyük keyif aldıklarını dile getiriyor. Caminin hemen yanı başında bulunan mesire alanı ise, ziyaretçilerin hem ibadetlerini huzur içinde yapmalarına hem de doğayla iç içe vakit geçirmelerine olanak tanıyor.