Toroslar'da imece ateşi: 6 yaşından beri aynı sacın başında kışa hazırlanıyorlar

Antalya'nın Akseki ilçesinde sonbaharın gelişiyle birlikte kadınlar, geleneksel yufka ekmeği mesaisine başladı. Sabahın ilk ışıklarıyla bir araya gelen mahalle sakinleri, imece usulüyle hazırladıkları yüzlerce yufkayla hem kışlık ihtiyaçlarını karşılıyor hem de asırlık bir kültürü yaşatıyor.

Toroslar'da imece ateşi: 6 yaşından beri aynı sacın başında kışa hazırlanıyorlar

Antalya'nın yüksek kesimlerinde yer alan Akseki ilçesinde, sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte evlerde tatlı bir telaş ve yoğun bir çalışma temposu başladı. Alaçeşme Mahallesi'nde yaşayan kadınlar, kış aylarında sofralarını kendi elleriyle hazırladıkları yufka ekmekleriyle donatmak için bir araya geliyor. Sabahın henüz ilk ışıklarıyla başlayan bu geleneksel mesai, sadece bir erzak hazırlığı değil, aynı zamanda mahalledeki komşuluk bağlarını güçlendiren bir dayanışma örneği olarak dikkat çekiyor. Kadınlar, büyük bir uyum içerisinde kimi hamuru yoğuruyor, kimi bezeleri hazırlıyor, kimi ise sacın başına geçerek incecik yufkaları pişiriyor.

Sabahın beşinde başlayan geleneksel mesai

Mahalle sakinlerinden Türkan Balcı, bu yoğun kış hazırlığının detaylarını paylaşırken, işe her sabah saat 05.00'te koyulduklarını ifade ediyor. Komşularıyla birlikte organize bir şekilde çalıştıklarını belirten Balcı, iki gün süren hummalı bir çalışma sonucunda iki çuval undan kışlık ekmek stoklarını oluşturduklarını anlatıyor. Bir çuval undan yaklaşık 400 ile 500 adet arasında yufka ekmeği elde ettiklerini dile getiren Balcı, bu hazırlığın yılda iki kez yapıldığını ve ortaya çıkan ürünlerin yaklaşık altı ay boyunca sofraların temel gıdası haline geldiğini belirtiyor. Unun hamura, hamurun ise oklava yardımıyla incecik yufkalara dönüştüğü bu süreç, büyük bir sabır ve el emeği gerektiriyor.

Çocukluktan gelen bir alışkanlık

Türkan Balcı'ya yufka pişirme sürecinde destek veren komşusu Emine Yörük ise, bu imece geleneğinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir miras olduğunu vurguluyor. Henüz 6 yaşındayken yufka pişirmeye başladığını söyleyen Yörük, bu alışkanlığın kendisi için hem vazgeçilmez bir ihtiyaç hem de köklü bir yaşam biçimi olduğunu ifade ediyor. Geçim şartlarının zorlaştığı günümüzde, yardımlaşmanın önemine dikkat çeken Yörük, tek başına yapılması oldukça güç olan bu işin, komşuların desteğiyle çok daha kolay ve keyifli bir hale geldiğini belirtiyor. Her yıl sonbaharda tekrarlanan bu döngü, mahalledeki kadınların bir araya gelerek hem kışlık erzaklarını temin etmelerini sağlıyor hem de geleneksel yöntemlerin unutulmamasını mümkün kılıyor.

Dayanışma ile güçlenen sofralar

Akseki'de kadınların gerçekleştirdiği bu yufka ekmeği hazırlığı, sadece fiziksel bir çaba değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim alanı olarak da öne çıkıyor. Gün boyu süren yorucu çalışmanın ardından üst üste dizilen yufkalar, kış boyunca tüketilmek üzere özenle muhafaza ediliyor. Kadınlar, sacın başında ekmeklerini pişirirken bir yandan da koyu sohbetlere dalarak geçmişten gelen hikayeleri ve kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarıyor. Bu geleneksel yöntem, modern hayatın getirdiği hızlı tüketim alışkanlıklarına inat, emeğin ve paylaşmanın değerini sofralara taşıyor. İmece usulüyle hazırlanan bu ekmekler, sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda Akseki'nin toplumsal hafızasını ve birlik ruhunu temsil eden bir simge olarak kış boyu evleri ısıtıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız