Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, 14 Eylül 2025 tarihinde yaşanan ve bir ailenin hayatını karartan cinayet davasında önemli bir aşama kaydedildi. Eski Trabzonsporlu futbolcu Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olan ve bölgede restoran işletmeciliği yapan 44 yaşındaki Haluk Altın, iş yerinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcılık makamı, cinayetin faili olan 39 yaşındaki Ceyhun Bulut hakkında kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından ömür boyu hapis cezası talep etti.
Tartışma ile başlayan ölümcül süreç
Olay gecesi, Ceyhun Bulut ve beraberindekiler, daha önceden tanıdıkları Haluk Altın'ın işlettiği restorana gitti. İkili arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan tartışma, kısa sürede gerginliğe dönüştü. Bulut ve yanındakiler ilk etapta restorandan ayrılsa da, kısa bir süre sonra Bulut'un tekrar geri dönmesiyle olaylar trajik bir boyuta taşındı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Bulut'un kız arkadaşı Eda Ö., sanığın restorana dönmeden önce Haluk Altın'ı telefonla arayarak konuşmak istediğini belirtti. Telefon görüşmesinde Altın'ın yalnız gelmesi yönündeki uyarısına rağmen, Bulut'un restorana geri döndüğü ve burada yaşanan arbede sırasında silahına sarıldığı ifade edildi.

Otopsi raporu vahşeti gözler önüne serdi
Mahkemeye sunulan otopsi raporu, saldırının şiddetini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Haluk Altın'ın vücudunda üç ayrı ateşli silah mermi çekirdeği girişi tespit edildi. Uzmanlar, bu yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğunu ve Altın'ın iç organlarında meydana gelen ağır hasar ile büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiğini rapor etti. Savcılık, delillerin ışığında sanığın maktulü kasten hedef alarak üç kez ateş ettiğini ve eylemin planlı bir şekilde gerçekleştiğini değerlendirdi. Sanık Ceyhun Bulut ise savunmasında, restorana çağrıldığı için gittiğini ve orada darbedildiğini iddia ederek, silahı sadece kendini korumak amacıyla çıkardığını, boğuşma sırasında silahın ateş aldığını öne sürdü. Ancak savcılık, sanığın darp edildiği yönündeki iddialarına itibar etmedi.

Hukuki mücadele kararlılıkla sürüyor
Haluk Altın'ın ailesinin avukatı Yağmur Burçin Sayın Kurt, davanın sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Avukat Kurt, sanığın alkolün etkisiyle ve önceden planlayarak maktulün işletmesine gittiğini, yanında silah taşımasının ise eylemin kurgulu olduğunu gösterdiğini savundu. Maktulün sadece mekanın kapandığını hatırlatmak istediğini belirten Kurt, sanığın en ağır cezayı alması için ailenin yanında sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade etti. Mahkeme süreci, sanığın kasten öldürme suçundan yargılanacağı duruşmalarla devam edecek. Olayın tanıkları ve toplanan deliller, cinayetin işleniş biçimi ve sanığın savunmasının tutarlılığı açısından kritik bir rol oynayacak.