Havadis | Asayiş | Cinayeti itiraf eden sanıktan kan donduran savunma: Nabzına baktım, yaşasaydı hastaneye götürecektim

Cinayeti itiraf eden sanıktan kan donduran savunma: Nabzına baktım, yaşasaydı hastaneye götürecektim

Diyarbakır'da birlikte yaşadığı Rojda Yakışıklı'yı iple boğarak öldüren Okay Gür, mahkemedeki savunmasında cinayeti ağır tahrik iddiasıyla savunmaya çalıştı. Sanığın, öldürdüğü kadının nabzını kontrol ettiğini söyleyerek hastaneye götürme bahanesi üretmesi duruşmada tepki çekti.

Diyarbakır'da birlikte yaşadığı Rojda Yakışıklı'yı iple boğarak öldüren Okay Gür, mahkemedeki savunmasında cinayeti ağır tahrik iddiasıyla savunmaya çalıştı. Sanığın, öldürdüğü kadının nabzını kontrol ettiğini söyleyerek hastaneye götürme bahanesi üretmesi duruşmada tepki çekti.

Cinayeti itiraf eden sanıktan kan donduran savunma: Nabzına baktım, yaşasaydı hastaneye götürecektim
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde geçtiğimiz yıl yaşanan ve kamuoyunda büyük infiale yol açan cinayetin detayları, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada gün yüzüne çıktı. Birlikte yaşadığı 28 yaşındaki Rojda Yakışıklı'yı iple boğarak hayattan koparan Okay Gür ile olaya karıştıkları iddia edilen yakınları Ömer ve Barış Doğrul, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıkarıldı. Sanık Gür, cinayeti işlediği anları soğukkanlılıkla anlatırken, maktulün nabzını kontrol ettiğini ve eğer yaşıyor olsaydı hastaneye götürmeyi düşündüğünü iddia ederek mahkeme heyetini şaşkına çevirdi.

Cinayet Sonrası Soğukkanlı Plan

Mahkeme salonunda savunmasını yapan Okay Gür, olay anında ağır tahrik altında olduğunu öne sürerek, cinayeti işledikten sonra maktulü kucağına alıp aracın arkasına taşıdığını anlattı. Gür, ifadesinin devamında, montunu altına serdiği Rojda Yakışıklı'yı daha sonra önceden planladığı bir noktaya gömdüğünü itiraf etti. Olayın ardından hiçbir şey olmamış gibi evine döndüğünü belirten sanık, eve gelen misafirlerine işi olduğunu söyleyerek durumu gizlemeye çalıştığını ifade etti. Gür, üzerindeki elbiseleri sobada yaktığını ve oğlundan yeni kıyafetler istediğini de sözlerine ekledi.

İddialar ve Tahrik Savunması

Sanık Gür, savunmasında cinayeti namus davası olarak nitelendirerek, maktulün kendisine gizli bir telefon kullandığını ve kürtaj olduğunu gösteren belgeler sunduğunu iddia etti. Cezaevinden çıktıktan sonra maktulün isminin değiştiğini öğrendiğini belirten Gür, yaşananların kendisinde sinir krizi yarattığını savundu. Kendisini mağdur gibi göstermeye çalışan sanık, öldürdüğü kadının kendisini tahrik ettiğini öne sürerek, pişman olduğunu ancak bu belgeleri görmeseydi cinayeti işlemeyeceğini iddia etti. Mahkeme sürecinde sanıkların avukatları tahliye talebinde bulunurken, maktulün ailesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Yargı Süreci ve Beklenen Karar

Duruşmada söz alan diğer sanıklar Ömer ve Barış Doğrul ise üzerlerine atılı suçlamaları reddederek tahliyelerini istedi. Ancak mahkeme heyeti, toplanan deliller ve mevcut durum ışığında sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Maktulün annesi ve babasının davaya katılma taleplerini kabul eden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. İddianamede, sanıkların iştirak halinde kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 27 Aralık 2025 tarihinde Beybulak Mahallesi'nde gerçekleşen bu vahşi cinayet, bölgedeki kadın cinayetleri tartışmalarını bir kez daha alevlendirirken, mahkemenin vereceği nihai karar merakla bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız