Havadis | Bursa | Marmara Gölü'nde dev dönüşüm projesi: Yargı kararı bekleniyor

Marmara Gölü'nde dev dönüşüm projesi: Yargı kararı bekleniyor

Yıllardır kuraklık ve kaçak su kullanımıyla gündeme gelen Marmara Gölü havzası, TİGEM'in iddialı projesiyle dünyanın en büyük organik tarım merkezine dönüşmeyi bekliyor ancak süreç yargıya takıldı.

Yıllardır kuraklık ve kaçak su kullanımıyla gündeme gelen Marmara Gölü havzası, TİGEM'in iddialı projesiyle dünyanın en büyük organik tarım merkezine dönüşmeyi bekliyor ancak süreç yargıya takıldı.

Marmara Gölü'nde dev dönüşüm projesi: Yargı kararı bekleniyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Yıllardır Menemen ve İzmir ovalarına hayat veren, ancak bugün kurumuş bir araziye dönüşen Marmara Gölü havzası, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından hazırlanan devasa bir ekolojik dönüşüm projesinin merkezinde yer alıyor. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, bölgenin kaderini değiştirecek olan bu girişimin, hukuki engellerin aşılmasıyla birlikte küresel ölçekte bir organik üretim üssüne dönüşeceğini ifade ediyor. Bölgenin 1950'li yıllarda yapay bir su depolama alanı olarak kurgulandığını hatırlatan Gezginç, bugün ise bu alanın yeniden tarıma kazandırılması için kritik bir süreçten geçildiğini belirtiyor.

Yapay göletin hazin sonu ve kuraklık gerçeği

2019 yılından itibaren yağış rejimindeki ciddi bozulmalar ve bölgedeki kontrolsüz yer altı suyu kullanımı, Marmara Gölü'nün hızla sularını kaybetmesine neden oldu. 2021 yılına gelindiğinde ise göl yatağında neredeyse hiç su kalmadığı gözlemlendi. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, sahanın doğal bir göl olmadığını, 1950'li yıllarda önüne set çekilerek oluşturulan yapay bir gölet olduğunu vurguluyor. Geçmişte tarımsal sulama için hayati bir öneme sahip olan bu rezervuar, bugün ise kurumuş toprakları ve işgale açık yapısıyla dikkat çekiyor. Gezginç, kurumuş arazinin 70 yıldır tarımsal faaliyetlerden uzak kalması sayesinde kimyasal kalıntılardan arınmış, bakir bir yapıya sahip olduğunu ifade ediyor.

Dünyanın en büyük organik işletmesi hedefi

TİGEM'in hazırladığı proje, sadece tarımsal üretimi değil, aynı zamanda sürdürülebilir enerji modellerini de kapsıyor. Proje kapsamında, enerjisini tamamen güneşten alan sistemlerin kurulması, elektrikli traktörlerin kullanılması ve organik hayvancılık faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor. Ancak tüm bu vizyoner planlar, mahkemeden çıkan yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle şu an için bekleme aşamasında. Gezginç, kimyasal gübre veya ilaç kullanılmayan, tamamen doğa dostu bir sistemin çevresel etkileri konusunda ortaya atılan iddiaları anlamakta güçlük çektiklerini belirterek, yargı sürecinin olumlu sonuçlanması durumunda buranın dünyanın en büyük organik işletmesi olacağını yineliyor.

Hukuki süreç ve arazinin geleceği

Hukuki engellerin aşılması durumunda, Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesine büyük bir ivme kazandıracak olan bu proje, aynı zamanda atıl durumdaki arazilerin verimli bir şekilde değerlendirilmesini de sağlayacak. TİGEM yönetimi, arazinin boş durmasının hem ekonomik bir kayıp olduğunu hem de bölgedeki işgal riskini artırdığını savunuyor. Yargı sürecinin nasıl sonuçlanacağı merakla beklenirken, uzmanlar bu tür büyük ölçekli ekolojik projelerin, iklim değişikliğiyle mücadele eden Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Karar süreci askıda olan bu devasa alan, hukuki engellerin kalkmasıyla birlikte tarım teknolojileri ve organik üretimde yeni bir dönemin kapısını aralamaya hazırlanıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız