Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2025 yılının Mayıs ayında yaşanan ve toplumda büyük infial uyandıran baba-oğul cinayetiyle ilgili yargılama süreci, mahkeme salonunda tanıkların ifadeleriyle yeni bir boyut kazandı. Remzi Sati ve 15 yaşındaki oğlu Muhammed Sati'nin, planlı bir şekilde tuzağa düşürülüp öldürüldükten sonra kamyonet içerisinde ateşe verilmesiyle sonuçlanan vahşet, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Davanın üçüncü duruşmasında, olay yerine ilk intikal eden jandarma personelinin tanıklığı, cinayetin işleniş biçimine dair karanlıkta kalan noktaları aydınlattı.

Sessiz tanığın işaret diliyle anlattığı dehşet
Olay günü bölgeye ulaşan jandarma personeli M.A., mahkeme heyetine verdiği ifadede, yanan aracın yakınlarında bulunan işitme ve konuşma engelli bir vatandaşın, yaşananları adeta bir film şeridi gibi işaret diliyle aktardığını belirtti. M.A., olay yerinde karşılaştıkları bu kişinin, yanan kamyoneti işaret ederek el ve kol hareketleriyle aracın üzerine benzin dökülerek ateşe verildiğini anlattığını ifade etti. Jandarma personeli, söz konusu tanığın olay anında orada yalnız olduğunu ve hayvanlarını otlattığını, gördüğü vahşeti ise büyük bir çabayla anlatmaya çalıştığını vurguladı. Mahkemede, işaret dili öğretmeni olan bir tercüman eşliğinde dinlenen işitme ve konuşma engelli N.A. ile de iletişim kurulmaya çalışıldı. Tercüman, jandarma personelinin duruşmada tarif ettiği el hareketlerinin, işaret diliyle tam olarak örtüştüğünü teyit etti.

Kayıp inek bahanesiyle kurulan ölüm tuzağı
İddianamede yer alan detaylar, cinayetin ne kadar soğukkanlılıkla planlandığını gözler önüne seriyor. Sanık Ali Mert İldeniz, maktul Remzi Sati ile aralarında hayvan alım-satımı nedeniyle husumet bulunduğunu itiraf ederek, baba ve oğlunu bölgeye çekmek için kayıp inek senaryosunu kullandığını belirtti. Tartışma sonrası tabancayla ateş ederek baba ve oğlunu etkisiz hale getirdiğini söyleyen İldeniz, delilleri yok etmek amacıyla aracı ateşe verdiğini ve hedef şaşırtmak için maktulün telefonundan mesajlar gönderdiğini beyan etti. Ancak kriminal raporlar, sanığın kolonya kullandığı yönündeki ifadesini çürütür nitelikteydi. Cesetlerin kömürleşmiş ve karbon haline gelmiş olması, yakma işleminin benzin gibi çok daha güçlü ve etkili bir yanıcı maddeyle gerçekleştirildiğini ortaya koydu.

Adalet arayışı 2027 yılına ertelendi
Mahkeme heyeti, duruşma boyunca sunulan delilleri ve savcılık mütalaasını değerlendirdi. Savcılık, kıyafetlerinde atış artığı bulunan M.K. ile cinayeti itiraf eden Ali Mert İldeniz'in, tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme suçundan ayrı ayrı ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar için ise beraat kararı verilmesi istendi. Sati ailesinin avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcileri, tutuksuz sanıkların yeniden tutuklanması yönündeki taleplerini yineledi. Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istemesi üzerine mahkeme, Ali Mert İldeniz'in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 19 Ocak 2027 tarihine erteledi. Olay yerindeki lastik izleri ve tanık ifadeleri, cinayetin sadece bir kişi tarafından değil, bir eylem birliği içerisinde işlendiği şüphesini güçlendirmeye devam ediyor.




