Hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında mahkemeye çağrılan Begona Gomez, yurt dışına çıkış yasağı getirilmesiyle birlikte pasaportunu teslim etmek zorunda kaldı.
İspanya siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen olayda, Başbakan Pedro Sanchez'in eşi Begona Gomez, yargı kararıyla pasaportunu teslim etti. "Nüfuz ticareti, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma" iddialarıyla karşı karşıya olan Gomez, kaçma şüphesi gerekçe gösterilerek sıkı denetim altına alındı.
Mahkeme süreci ve alınan tedbirler
Madrid'deki mahkemeye güvenlik önlemleri altında giriş yapan ve yaklaşık 17 dakika içeride kalan Begona Gomez, pasaportunu teslim ettikten sonra mahkeme binasından ayrıldı. Hakim Juan Carlos Peinado tarafından alınan ihtiyati tedbir kararları uyarınca, Gomez'in sadece yurt dışına çıkması yasaklanmakla kalmadı, aynı zamanda ayda iki kez mahkemeye giderek imza atma zorunluluğu da getirildi. Benzer kısıtlamalar, Gomez'in asistanı Cristina Alvarez için de devreye sokuldu.
Polis ve yargı arasında gerilim
Dava süreci sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir krize de dönüştü. Hakim Peinado'nun, polisin Gomez'in kaçışına yardım edebileceğine dair imaları, İspanya Yargı Genel Kurulu'nu harekete geçirdi. Söz konusu ifadeler nedeniyle hakim hakkında disiplin soruşturması başlatılırken, bu durum ülkede "yargının siyasallaşması" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
24 yıla kadar hapis istemi
Aşırı sağcı Hazte Oir Derneği'nin şikayetiyle başlayan soruşturmada, Gomez'in üniversite bünyesindeki çalışmaları sırasında kişisel konumunu kullanarak haksız kazanç sağladığı ve kamu fonlarını usulsüz kullandığı öne sürülüyor. İddia makamı, Gomez için 24 yıl, asistanı için ise 22 yıl hapis cezası talep ediyor.
Başbakan Sanchez ise eşine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor. Hükümetin icraatlarını zayıflatmayı amaçlayan bir dezenformasyon kampanyasıyla karşı karşıya olduklarını savunan Sanchez, eşinin masumiyetini savunmaya devam ediyor. Jandarma bünyesindeki Merkezi Operasyon Birimi de daha önce yayımladığı raporda, Gomez hakkındaki iddiaları destekleyecek somut bir bulguya rastlanmadığını belirtmişti.