Erzurum'da bu hafta sonu işler karışıktı. Kültür Yolu Festivali kapsamında tarihi Çifte Minareli Medrese'nin avlusunda toplanan kalabalık, sadece bir dinleti için değil, asırlık bir tartışmayı yeniden alevlendirmek için bir araya geldi. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'nin düzenlediği programda, Yunus Emre'nin aslında Erzurumlu olduğu iddiası masaya yatırıldı.
Sahneye tiyatro sanatçısı Selim Adım'ın canlandırdığı Yunus Emre karakteriyle başlayan etkinlikte konuşanlar, Erzurum'un Türk kültürü için bir hazine sandığı olduğunu söyledi. Dernek Başkanı Murat Ertaş'ın sözleri ise salonda yankı uyandırdı: "Erzurumlu farkında olmasa da burası küçük bir Türkistan."
Tuzcu köyündeki sır
Programın en dikkat çekici bölümü, iddianın delilleriyle anlatıldığı kısımdı. Konuşmacılar, Yunus Emre'nin ve hocası Taptuk Emre'nin mezarlarının şehir merkezine sadece 5-6 kilometre uzaklıktaki Tuzcu köyünde olduğunu öne sürdü. Bölgedeki köy isimlerinde sıkça geçen "Emre" kelimesi ve 1540 tarihli vakfiyedeki kayıtlar, bu tezin dayanakları arasında gösterildi.
Tuzculu olan Prof. Dr. Müdahir Özgül, konuşmasında çarpıcı bir detay paylaştı. Ünlü alim Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın 1700'lü yıllarda yaptığı araştırmalar sonucunda bu mezarları bizzat yaptırdığını aktardı. Ayrıca Yunus Emre'nin Divan'ında geçen "eşkere", "mırdar", "seğirtmek" gibi kelimelerin hâlâ Erzurum ağzında kullanılması, şairin bu topraklarda yaşadığına dair güçlü bir kanıt olarak sunuldu.
Kültürel mirasa sahip çıkma çağrısı
Etkinlikte sadece Yunus Emre konuşulmadı. Murat Ertaş, Erzurum'un Dede Korkut Hikayeleri'nin ve Köroğlu'nun da asıl vatanı olduğunu belirtti. Hikayelerin geçtiği coğrafyanın tam merkezinde Erzurum'un bulunduğunu ifade eden Ertaş, "Bu değerlere sahip çıkmazsak unutulup gidecekler" diyerek kültürel mirasa sahip çıkılması çağrısında bulundu. Program, Yunus Emre'nin şiirleri ve gazellerin okunmasıyla sona ererken, akıllarda tek bir soru kaldı: Bu iddialar, Türk edebiyat tarihini yeniden yazdıracak mı?