Havadis | Haber | Almanya'nın yeni savunma rotası: Berlin, Türk füze teknolojisiyle güvenlik açığını kapatmayı hedefliyor

Almanya'nın yeni savunma rotası: Berlin, Türk füze teknolojisiyle güvenlik açığını kapatmayı hedefliyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki asker sayısını düşürme hamlesi, Avrupa başkentlerinde güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. NATO bünyesinde oluşan "uzak menzilli ateşleme" boşluğunu doldurmak için harekete geçen Berlin yönetimi, çözüm arayışında Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini merkeze aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki asker sayısını düşürme hamlesi, Avrupa başkentlerinde güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. NATO bünyesinde oluşan "uzak menzilli ateşleme" boşluğunu doldurmak için harekete geçen Berlin yönetimi, çözüm arayışında Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini merkeze aldı.

Almanya'nın yeni savunma rotası: Berlin, Türk füze teknolojisiyle güvenlik açığını kapatmayı hedefliyor

ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma kararı sonrası savunma stratejisini baştan aşağı değiştiren Almanya, gözünü Türkiye'nin geliştirdiği yerli füze sistemlerine çevirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki asker sayısını düşürme hamlesi, Avrupa başkentlerinde güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. NATO bünyesinde oluşan "uzak menzilli ateşleme" boşluğunu doldurmak için harekete geçen Berlin yönetimi, çözüm arayışında Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini merkeze aldı.

Alman basınında yer alan bilgilere göre, Berlin hükümeti Türkiye'nin geliştirdiği kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN ve hipersonik uzun menzilli füze TAYFUN BLOK-4'ü envanterine katmak için somut adımlar atıyor.

Güvenlik stratejisinde Türkiye faktörü

Alman yetkililerin, özellikle Rusya'nın oluşturduğu tehdit algısına karşı caydırıcılığı artırmak amacıyla Türk füze sistemlerine yöneldiği belirtiliyor. Die Welt gazetesinin aktardığına göre, YILDIRIMHAN'ın 6 bin kilometreye kadar ulaşması hedeflenen menzili ve TAYFUN BLOK-4'ün hipersonik hızı, Avrupa'nın doğu kanadındaki savunma kapasitesini güçlendirmek için kritik birer unsur olarak görülüyor.

Finansman modeli ve diplomatik engeller

Almanya, bu devasa savunma yatırımını hayata geçirmek için iki farklı finansman yöntemi üzerinde çalışıyor. İkili bir anlaşma seçeneğinin yanı sıra, Berlin'in liderliğinde "istekli ülkeler koalisyonu" kurulması da masadaki seçenekler arasında.

Ancak süreçte bazı diplomatik pürüzler de göze çarpıyor. AB'nin savunma programı olan SAFE kapsamındaki 150 milyar avroluk kredi imkanının, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin itirazları nedeniyle Türkiye'den yapılacak alımlarda kullanılamayacağı ifade ediliyor. Bu durum, projenin mali yükünün büyük oranda Almanya tarafından üstlenilmesini zorunlu kılıyor.

Gözler Ankara'daki NATO zirvesinde

Resmi bir imza henüz atılmamış olsa da, tarafların temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesini bir dönüm noktası olarak gördüğü konuşuluyor. Alman diplomatik kaynaklar, işbirliğinin detaylarının bu zirvede netleşebileceğine işaret ediyor.

Almanya'nın bu hamlesi, sadece bir füze tedariki değil, aynı zamanda savunma üretimini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD'ye olan bağımlılığı azaltmayı ve kendi savunma sanayisini daha esnek hale getirmeyi amaçlayan Berlin, bu adımla Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden inşa etmeyi hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız