Mutfak kültürü, zamanın tozlu sayfalarından çıkıp tabağımıza kadar geliyor. Şef Kayhan Tarhan, Yale Üniversitesi’ndeki çivi yazılı tabletleri inceleyerek binlerce yıl önce Mezopotamya’da pişirilen yemekleri günümüz teknikleriyle yeniden hazırladı. Ünal Dölek’in desteğiyle hayata geçen bu proje, tarih meraklılarına farklı bir deneyim sunuyor.
Tabletlerden sofraya taşınan lezzetler
Ekip, tarifleri hazırlarken tamamen doğal ve yapısı bozulmamış gıdalar seçti. Antik Yakın Doğu mutfağını yansıtan bu menü, sadece yemekten ibaret değil. Restoran kurucusu Ünal Dölek, misafirlerin önce koku atölyesine katıldığını, ardından bu tarihi lezzetleri tattığını belirtiyor. Koku ve hafızanın yemekteki yerini vurgulayan bu konsept, küçük gruplarla sınırlı tutuluyor.
Peki bu durum damak tadımızı nasıl etkiler?
Modern mutfağın karmaşasından sıkılanlar için bu menüler, köklerimize dair bir yolculuk vadediyor. Sağlıklı beslenmeyi felsefe edinenler için antik dönemlerin doğal ürünleriyle hazırlanan bu tarifler, gastronomi dünyasında yeni bir trendin öncüsü olabilir. İlgi artarsa bu deneyimin İstanbul’daki farklı mekanlara yayılması bekleniyor. Şehrin gurmeleri, sıradaki tadım etkinliğinin ne zaman yapılacağını şimdiden merakla bekliyor.