İslam dünyasının dört bir yanından gelen âlimler, düşünürler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ortak bir gelecek vizyonu oluşturmak amacıyla İstanbul'da bir araya geldi. 28-29 Ekim tarihleri arasında Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen yoğun oturumların ardından varılan mutabakat, Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nde düzenlenen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Dünya Müslüman Âlimler Birliği ve İslam Âlimleri Vakfı tarafından organize edilen bu önemli buluşma, İslam coğrafyasında ortak hareket etme kültürünü kurumsal bir sözleşmeye dönüştürme hedefini taşıyor. Cuma namazı sonrasında gerçekleştirilen açıklamada, bildirgenin Arapça metni Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği tarafından okunurken, Türkçe metni Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar seslendirdi.

Ortak değerler ve medeniyet vizyonu
Bildirgede, ümmetin birliğinin sadece şerî bir gaye değil, aynı zamanda medeniyetin devamlılığı için kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Bu birliğin, farklı mezhebi, fikri ve içtihadi görüşlerin yok edilmesi anlamına gelmediği, aksine bu çeşitliliğin hikmet, ilim ve adalet çerçevesinde yönetilmesi gerektiği ifade edildi. İslam dünyasının kendi içine kapanmak yerine, yeryüzünün imarı, iyiliğin yaygınlaştırılması ve dünya barışına katkı sağlamak amacıyla diğer toplumlarla iş birliğine açık olması gerektiği mesajı verildi. Bu hedefin, kısa süreli buluşmaların ötesinde sabır, istişare ve güvene dayalı, aşamalı bir süreç olduğu belirtildi.

Kriz bölgelerine yönelik somut çözüm arayışı
Konferansın sonuç bildirgesinde, İslam dünyasının karşı karşıya kaldığı güncel krizler de geniş yer buldu. Özellikle Filistin, Yemen ve Sudan gibi bölgelerde yaşanan ayrışma ve zafiyetin, halkların acılarını derinleştiren temel faktörler olduğu kaydedildi. Gazze'de devam eden soykırımın bir an önce durdurulması, Batı Şeria'daki hak ihlallerinin son bulması ve Mescid-i Aksâ başta olmak üzere kutsal mekânların korunması için acil çağrıda bulunuldu. İşgalin sona erdirilmesi ve esirlerin güvenliğinin sağlanması, bildirgenin en kritik maddeleri arasında yer aldı.

Vasat Ümmet Misakı ile yeni bir dönem
Toplantılarda, İslam dünyasının ortak meseleler karşısında takınacağı tavrı belirleyecek olan Vasat Ümmet Misakı: Sabiteler ve Değişkenler taslağı üzerinde uzlaşı sağlandı. Bu taslak, ortak dini esasların korunmasını ve farklı yorumların bulunduğu alanlarda karşılıklı anlayışa dayalı bir iş birliği zemini oluşturulmasını hedefliyor. Eğitim stratejilerinden ekonomik pazar arayışlarına, ortak ilmî programlardan sivil toplum koordinasyonuna kadar pek çok başlık, konferansın ana gündem maddelerini oluşturdu. Katılımcılar, bu girişimlerin sürdürülebilir olması için kurumlar arası iletişim ve takip mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikir kaldı. Âlimlerin, eğitim çevrelerinin ve medyanın bu süreçte üstleneceği sorumluluklar, birliğin geleceği açısından hayati bir önem taşıyor.


