İstanbul’da her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alan trafik yoğunluğu, çalışanların günlük yaşam alışkanlıklarını tamamen değiştirdi. Yolda saatler kaybetmek istemeyen sürücüler, sabah saatlerinde kilitlenen yollara girmemek için çareyi erkenden yola çıkmakta buldu.
Direksiyon başında yeni bir hayat
Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçiş yapan çalışanlar, henüz gün ağarmadan direksiyon başına geçiyor. İş yerlerinin bulunduğu bölgelere erken saatte ulaşan sürücüler, araçlarını güvenli noktalara park ediyor. Kimisi mesai saati başlayana kadar koltuğunu yatırıp uyurken, kimisi ise araç içinde makyajını ve saçını yaparak güne hazırlanıyor.
Peki bu durum hayatı nasıl etkiliyor
Trafiğe takılmamak için sabah 05.00’te uyanan çalışanlar, evde geçirecekleri zamandan feragat ederek yolda kaybedecekleri iki saati kazanmaya çalışıyor. Ancak bu durum, uykusuzluk ve yaşam kalitesinin düşmesi gibi sorunları beraberinde getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçtiğimiz günlerde katıldığı bir metro hattı açılışında, trafiği rahatlatacak projelerin araçlarını yatakhaneye çeviren İstanbulluların yükünü hafifleteceğini vurgulamıştı.
Trafik çilesi ne zaman biter
Şu an için İstanbullu çalışanlar, işe geç kalmamak adına "erken gel, araçta bekle" yöntemini tek çıkış yolu olarak görüyor. Yeni metro hatlarının devreye girmesiyle bu yoğunluğun azalıp azalmayacağını ise zaman gösterecek. Şimdilik megakentte trafik, hayatın akışını yöneten temel unsur olmaya devam ediyor.