İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden bir ekip, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan büyük afetlerden yola çıkarak yeni bir iletişim stratejisi hazırladı. TÜBİTAK destekli bu çalışmada, afet anında sahadaki koordinasyonu güçlendirmek ve müdahale hızını artırmak hedeflendi.
Yedek haberleşme ve sanal gerçeklik
Proje, GSM şebekelerinin çöktüğü durumlarda devreye girecek yedek haberleşme sistemlerinin kurulmasını öneriyor. Ayrıca, kurum temsilcilerinin afet anını önceden deneyimleyebilmesi için sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) tabanlı tatbikat ortamları kurgulanıyor. Ekip, 7 farklı ilde 100'den fazla yetkiliyle yüz yüze görüşerek sahadaki en kritik eksikleri belirledi.
Daha hızlı müdahale için çok boyutlu yaklaşım:
Uzmanlar, afet iletişiminin sadece tek bir kurumun değil, AFAD'dan yerel yönetimlere ve STK'lara kadar tüm paydaşların ortak diliyle yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu model, farklı kurumların bakış açılarını birleştirerek afet anında oluşabilecek kargaşayı minimize etmeyi amaçlıyor. Başarılı bulunan bu çalışma, uluslararası bir konferansta da en iyi bildiri ödülünü aldı.
Sırada ne var
Akademisyenler, geliştirdikleri bu disiplinlerarası yaklaşımı AFAD Genel Merkezi ile paylaşmaya hazırlanıyor. Projenin kapsamının genişletilerek ilerleyen dönemde sağlık krizleri ve pandemiler gibi farklı acil durum senaryolarına da uyarlanması hedefleniyor. Peki, bu teknolojik altyapı Türkiye'deki tüm afet operasyonlarına entegre edildiğinde müdahale süreleri ne kadar kısalacak?