İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca ve Bornova ilçelerini birbirine bağlamak amacıyla başlatılan Buca Onat Tüneli Projesi, bölge halkı için büyük bir umutla başlamış olsa da, Atamer Mahallesi'nde yaşayanlar için ciddi bir yaşam krizine dönüştü. İnşaat sürecinde yaşanan yer sarsıntıları ve zemin hareketliliği, mahalledeki pek çok binada ve sokakta derin çatlakların oluşmasına neden oldu. Can ve mal güvenliğini korumak adına yetkililer tarafından başlatılan tahliye ve yıkım süreçleri, mahallenin sosyal dokusunu hızla değiştirirken, bölge esnafını da ekonomik bir çıkmaza sürükledi.

Mahalle boşalıyor, ticaret durma noktasına geldi
Mahallede uzun yıllardır bakkallık yapan Oğulcan Kula, yaşanan değişimi gözler önüne seriyor. Yirmi yıldır bu mahallede yaşayan ve üç yıldır kendi dükkanını işleten Kula, tünel çalışmaları nedeniyle hem evinin hem de iş yerinin ciddi zarar gördüğünü ifade ediyor. Belediyeyle yaptığı görüşmelerde evinin cüzi bir miktara satın alınması teklifiyle karşılaştığını belirten Kula, iş yerinin geleceği konusunda ise hiçbir çözüm sunulmadığını vurguluyor. Son bir buçuk yıldır işlerinin tamamen durduğunu belirten Kula, mahalleden yaklaşık yüz hanenin istemeyerek de olsa taşınmak zorunda kaldığını ve bu durumun müşteri kitlesini tamamen yok ettiğini dile getiriyor. Komşuluk ilişkilerinin aile bağına dönüştüğü bu bölgede, insanların evlerini terk etmeye zorlanması büyük bir üzüntüyle karşılanıyor.

Güvenlik endişesi ve viraneye dönen sokaklar
Mahalledeki bir diğer esnaf olan terzi Ali Çiftçi ise, bölgenin yaşadığı değişimi geçmişle kıyaslıyor. On yaşından beri Atamer Mahallesi'nde yaşayan ve yirmi beş yıldır terzilik yapan Çiftçi, tünel inşaatı öncesinde bölgenin oldukça sağlam olduğunu, yedi şiddetindeki depremlerde dahi binalarda ciddi bir hasar oluşmadığını belirtiyor. Ancak şu an yaşanan sarsıntıların binaları oturulamaz hale getirdiğini ifade eden Çiftçi, insanların korku içinde evlerini satıp gitmek zorunda kaldığını söylüyor. Kendisi yerini satmamakta kararlı olsa da, çevresindeki dükkanların ve evlerin boşalmasıyla birlikte iş yapamaz hale geldiğini ve mahallenin eski canlılığını kaybettiğini üzülerek anlatıyor.

Yaşam alanı mı, terk edilmiş bir harabe mi?
Mahallede kırk yedi yıldır aynı evde yaşayan Ayser Koç ise durumun güvenlik boyutuna dikkat çekiyor. Emekli maaşlarıyla yaptırdıkları evlerinin tünel çalışmaları sonrasında viraneye döndüğünü belirten Koç, komşularının taşınmasıyla birlikte çevrenin harabeye dönüştüğünü ifade ediyor. Boşaltılan evlerin madde bağımlıları tarafından kullanıldığını ve bu durumun mahallede kalanlar için büyük bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirten Koç, akşam saat dokuzdan sonra dışarı çıkmaya korktuklarını dile getiriyor. Evinin hala sağlam olduğunu ancak çevresinin yaşanmaz hale geldiğini söyleyen Koç, yetkililerden ya boşaltılan evlerin bir an önce yıkılmasını ya da bölgede güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor. Mahalle sakinleri, tünel projesinin getireceği ulaşım kolaylığının, mevcut yaşam alanlarının yok edilmesi pahasına olmaması gerektiğini savunuyor.




