İzmir, klasik müzik dünyasında nadir rastlanan bir ses yolculuğuna ev sahipliği yapıyor. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü'nde, 16. yüzyıl İtalya'sının saraylarından opera sahnelerine uzanan, uzun sapı ve devasa gövdesiyle görenleri kendine hayran bırakan teorbo isimli tarihi çalgı, yeniden yankılanmaya başladı. Türkiye'de bu enstrümanı aktif olarak icra edebilen çok az sayıda müzisyenden biri olan Araştırma Görevlisi Duru Yavşan, klasik gitar alanındaki akademik birikimini tarihi icra pratikleriyle birleştirerek, yaklaşık dört asırlık bu eşsiz tınıyı günümüz dinleyicisiyle buluşturuyor.
Barok dönemin unutulmaz sesi
Lavta ailesinin en dikkat çekici üyelerinden biri olan teorbo, özellikle 17. ve 18. yüzyıl Barok müziğinin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul ediliyor. Uzatılmış sapı ve bu sapın ucuna eklenen uzun bas telleriyle, alışılagelmiş telli çalgılardan görsel olarak ayrılan bu enstrüman, döneminde opera, oda müziği ve vokal eserlerin temel taşıydı. Günümüzde tarihi icra pratiklerine olan ilginin dünya genelinde artmasıyla birlikte, teorbo da ait olduğu sahnelere geri dönüyor. Türkiye'de ise oldukça sınırlı bir çevrede bilinen ve icra edilen bu çalgı, Duru Yavşan'ın çalışmaları sayesinde akademik bir disiplinle yeniden hayat buluyor.
Akademik birikimden sahneye uzanan yol
Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Gitar Bölümü'nden mezun olan ve eğitim hayatı boyunca Kompozisyon ve Müzik Teorisi alanında da derinleşen Duru Yavşan, kariyerini erken dönem müziği üzerine yoğunlaştırmış durumda. Yüksek lisans döneminde Cemal Reşit Rey'in Gitar ve Orkestra İçin Konçerto'su üzerinde yaptığı revizyon çalışmasıyla eserin yeniden repertuvara kazandırılmasını sağlayan Yavşan, şu anda Anadolu Üniversitesi'nde Prof. Emre Ünlenen ile sanatta yeterlik çalışmalarına devam ediyor. Yavşan'ın teorbo ile gerçekleştirdiği bu özel çalışmalar, sadece bir enstrümanın tanıtımıyla sınırlı kalmıyor.
Geleceğe taşınan müzikal miras
Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü bünyesinde yürütülen bu proje, erken dönem müziğine yönelik yeni konserlerin, oda müziği çalışmalarının ve disiplinler arası sanatsal projelerin geliştirilmesine de zemin hazırlıyor. Duru Yavşan, teorbo ile icra ettiği eserleri yakın gelecekte daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor. Bu çaba, sadece tarihi bir çalgının yeniden keşfi değil, aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş müzikal pratiklerin modern akademik dünyada nasıl yaşatılabileceğinin de somut bir örneğini oluşturuyor. İzmir'den yükselen bu 400 yıllık ses, klasik müzikseverler için yeni bir keşif alanı yaratmaya devam ediyor.