Havadis | İzmir | Küllerin arasından gelen can suyu: İzmirli üreticinin kışlık yem derdine belediye eli

Küllerin arasından gelen can suyu: İzmirli üreticinin kışlık yem derdine belediye eli

İzmir'de yaz aylarında yaşanan orman yangınları sonrası meraları küle dönen ve kışlık stoklarını kaybeden 47 üretici, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin başlattığı yem desteğiyle nefes aldı. 12 ilçede hayvancılığın devamlılığını sağlamak amacıyla dağıtılan 30 tonluk yem, zorlu kış şartlarına hazırlanan çiftçiler için kritik bir can simidi oldu.

İzmir'de yaz aylarında yaşanan orman yangınları sonrası meraları küle dönen ve kışlık stoklarını kaybeden 47 üretici, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin başlattığı yem desteğiyle nefes aldı. 12 ilçede hayvancılığın devamlılığını sağlamak amacıyla dağıtılan 30 tonluk yem, zorlu kış şartlarına hazırlanan çiftçiler için kritik bir can simidi oldu.

Küllerin arasından gelen can suyu: İzmirli üreticinin kışlık yem derdine belediye eli
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İzmir'in kırsal bölgelerinde geçtiğimiz yaz mevsiminde etkili olan ve geniş otlak alanlarını küle çeviren orman yangınları, hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticileri büyük bir çıkmaza sürüklemişti. Meraların yok olmasıyla birlikte kış ayları için özenle hazırladıkları yem stoklarını da alevlere kurban veren çiftçiler, hayvanlarını besleyememe korkusuyla karşı karşıya kalmıştı. Bu zorlu süreçte harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, 12 farklı ilçede faaliyet gösteren 47 üreticiye toplam 30 ton hayvan yemi ulaştırarak kış öncesinde önemli bir dayanışma örneği sergiledi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen bu çalışma, sadece bir yem yardımı değil, aynı zamanda bölgedeki hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini korumayı hedefleyen stratejik bir destek olarak öne çıkıyor. Özellikle Menemen'in Belen, Hasanlar ve Haykıran mahallelerinde yoğunlaşan hasar tespit çalışmaları, belediye ekiplerinin sahada üreticilerle kurduğu yakın temasın bir sonucu olarak hızla tamamlandı.

Afet sonrası ayakta kalma mücadelesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Üretim Şube Müdürü Çağdaş Erol, Başkan Dr. Cemil Tugay'ın göreve gelmesinden bu yana afetlerden zarar gören toplam 223 üreticiye 290 ton yem desteği sağlandığını vurguladı. Erol, yangınların ardından meraların kullanılamaz hale gelmesiyle hayvanların ağıllara hapsedilmek zorunda kaldığını belirterek, bu durumun üreticinin omuzlarındaki maliyet yükünü ciddi oranda artırdığını ifade etti. Aliağa'dan Tire'ye, Bergama'dan Torbalı'ya kadar geniş bir coğrafyada yürütülen bu yardım operasyonu, itfaiye raporları ve ön incelemelerle belirlenen gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Erol, belediyenin yalnızca iyi günlerde değil, afet gibi en zorlu dönemlerde de çiftçinin yanında olduğunu belirterek, teknik danışmanlık ve diğer desteklerle üretimin kesintiye uğramaması için çaba gösterdiklerini dile getirdi.

Üreticilerin gözünden yangının bıraktığı izler

Bölgedeki üreticiler için yangın sadece bir doğa olayı değil, geçim kaynaklarının bir anda yok olması anlamına geliyordu. Menemen Belen Mahallesi Muhtarı Birol Oğuz, dağlık alanlardaki otlakların tamamen yanmasının ardından hayvanları beslemenin imkansız hale geldiğini belirterek, belediyenin sağladığı desteğin üreticiyi kendi cebinden yem alma yükünden kurtardığını ifade etti. Benzer şekilde, hayvancılıkla uğraşan Kezban Kahraman, kış için hazırladıkları tüm saman stoklarının yangında kül olduğunu ve hayvanlarını kurtarmanın tek yolunun dışarıdan yem takviyesi yapmak olduğunu anlattı. Hayvanlarını birer üretim aracı olarak değil, ailelerinin bir parçası olarak gördüklerini belirten Kahraman, bu tür yardımların üreticiyi ayakta tutan en önemli motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.

Maliyet baskısı ve geleceğe dair umutlar

Hayvancılık sektöründe artan girdi maliyetleri, yangın felaketiyle birleşince üreticiler için sürdürülebilirliği neredeyse imkansız kılıyordu. Kasım Çakır, yem fiyatlarının yüksekliği nedeniyle kurbanlık beslemenin bile artık bir risk haline geldiğini, yangın sonrası hayvanların kışı nasıl geçireceği konusunda büyük endişe duyduklarını belirtti. Çobanlık yapan Ruhi Şenkalın ise otlak alanlarının kaybının hayvancılık faaliyetlerini doğrudan sekteye uğrattığını, belediyenin sağladığı yem desteğinin maliyetleri düşürerek üreticiye nefes aldırdığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu girişimi, sadece bir kışlık yem yardımı değil, aynı zamanda kırsal kalkınmayı destekleyen ve afetlere karşı dirençli bir tarım ekonomisi oluşturma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Üreticiler, bu tür dayanışma projelerinin devam etmesinin, bölgedeki hayvancılık kültürünün yaşatılması için hayati önem taşıdığı konusunda hemfikir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız