Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, dünya genelinde nadir de olsa görülen Ebola virüsüne karşı vatandaşları uyardı. İlk kez 1976 yılında Kongo'da ortaya çıkan bu virüs, genellikle yabani hayvanlardan insanlara geçiyor ve ağır klinik tablolara yol açabiliyor.
Virüs nasıl bulaşıyor
Ebola, enfekte olmuş maymun, yarasa veya antilop gibi yabani hayvanların salgılarıyla temas sonucunda vücuda giriyor. Virüs, deri üzerindeki küçük çatlaklardan veya ağız, burun ve göz yoluyla doğrudan vücuda yerleşebiliyor. Uzmanlar, bu tür canlılarla temasın hayati risk taşıdığı konusunda uyarıyor.
Belirtileri ve korunma yolları
Hastalık başlangıçta ateş, halsizlik, baş ve boğaz ağrısı gibi standart gribal belirtilerle kendini gösteriyor. Ancak kısa sürede iç ve dış organlarda kanamalara neden olarak ölümcül bir sürece dönüşebiliyor. Türkiye’de yaygın bir risk bulunmasa da, el ve yüz hijyenine dikkat etmek, riskli alanlarda maske kullanmak ve şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden hastaneye gitmek en güçlü savunma mekanizması olarak öne çıkıyor.
Aşı geliştirme süreci neden zor
Ebola için henüz yaygın bir aşı bulunmuyor. Uzmanlar, virüsün yapısı gereği mikrobun elde edilmesinin ve üzerinde çalışılmasının çok zor olduğunu belirtiyor. Aşı geliştirme süreci; laboratuvar çalışmaları, hayvan deneyleri ve uzun süren klinik aşamalardan oluştuğu için hızlı sonuç almak pek mümkün olmuyor.