Bundan tam 32 yıl önce, bir şehrin geleceği karanlığa gömülmek üzereyken, Karabük halkı ve KARDEMİR emekçileri tarihin akışını değiştirecek bir karara imza attı. KARDEMİR'in kapatılması gündeme geldiğinde, sadece bir fabrikanın değil, bir şehrin yaşam damarlarının kesilmesine karşı yükselen o ses, bugün hala sendikal mücadelenin en güçlü destanlarından biri olarak kabul ediliyor. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, bu tarihi direnişin yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, o gün sergilenen sarsılmaz iradenin önemine vurgu yaptı.
Bir şehrin yeniden doğuş hikayesi
Değirmenci, 8 Kasım'ın sadece bir takvim yaprağı olmadığını, aynı zamanda Karabük'ün hafızasına ve emekçilerin yüreğine kazınmış bir dönüm noktası olduğunu belirtti. O dönemde KARDEMİR'in kapısına vurulmak istenen kilidin, sendikal dayanışma ve halkın ortak iradesiyle nasıl kırılıp atıldığını hatırlatan Değirmenci, bu mücadelenin sadece bir iş yeri savunması değil, bir şehrin varoluş mücadelesi olduğunu ifade etti. KARDEMİR kapatılamaz, Karabük karartılamaz sloganıyla ayağa kalkan binlerce insan, o gün verdikleri kararlılıkla bugün hala üretmeye devam eden dev bir sanayi tesisinin temelini korumuş oldu.
Efsanevi liderlerin izinde sendikal dayanışma
Bu şanlı direnişin mimarları arasında yer alan merhum Genel Başkan Metin Türker ve dönemin HAK-İŞ Genel Başkanı merhum Necati Çelik'in isimlerini minnetle anan Değirmenci, onların cesaretinin bugün hala sendikal hareketlere rehberlik ettiğini belirtti. Özçelik-İş Sendikası'nın o gün olduğu gibi bugün de aynı ruhla üyelerinin haklarını savunduğunu dile getiren Değirmenci, sendikal mücadelenin sadece masalarda değil, sahadaki dayanışma ruhuyla güçlendiğini vurguladı. Karabük halkının, esnafın ve sivil toplum kuruluşlarının omuz omuza vererek oluşturduğu bu ortak irade, Türkiye sanayi tarihinde eşine az rastlanır bir dayanışma örneği olarak yerini koruyor.
Üretim gücüyle geleceğe taşınan miras
KARDEMİR'in bugün ülke ekonomisine sağladığı katkı ve istihdam kapasitesi, 32 yıl önce verilen o mücadelenin ne kadar haklı ve ileri görüşlü bir hamle olduğunu kanıtlıyor. Değirmenci, açıklamasının sonunda, bu tarihi mirası devralan bugünkü emekçilerin, aynı sorumluluk bilinciyle üretimi sürdürdüğünü ifade etti. Karabük'ün geleceğine sahip çıkan tüm teşkilat mensuplarına ve alın teriyle fabrikada çalışan işçi kardeşlerine teşekkürlerini ileten Değirmenci, 8 Kasım ruhunun sendikal mücadelenin her aşamasında yaşamaya devam edeceğinin altını çizdi. Bu destansı mücadele, bugün sadece geçmişin bir anısı değil, aynı zamanda geleceğin sendikal vizyonuna ışık tutan bir meşale olarak görülüyor.