Safranbolu'nun kırmızı altınında devrim: Dörtlü stigma dönemi verimi uçuracak

Dünyanın en kıymetli baharatı olarak bilinen ve Safranbolu ile özdeşleşen safranda, doğanın sunduğu nadir bir mutasyon verimlilik rekorlarını kırmaya hazırlanıyor. Normalde üç adet olan kırmızı stigma sayısının dörde çıkması, aynı çiçekten elde edilen ürün miktarında yüzde 33'lük bir artış potansiyeli taşıyor.

Safranbolu'nun kırmızı altınında devrim: Dörtlü stigma dönemi verimi uçuracak

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, tarımsal üretimde çığır açacak bir gelişme yaşanıyor. Dünyanın en pahalı baharatı olarak kabul edilen ve boyadan kozmetiğe, ilaçtan gıdaya kadar geniş bir yelpazede kullanılan safranda, verimliliği doğrudan etkileyecek nadir bir durum gözlemlendi. Normal şartlarda üç kırmızı stigma ile yetişen safran bitkisinin bazı örneklerinde, stigma sayısının dörde çıktığı tespit edildi. Bu biyolojik farklılık, aynı sayıda çiçekten elde edilen ürün miktarını yaklaşık yüzde 33 oranında artırarak üreticinin yüzünü güldürmeye aday görünüyor.

Verimlilikte yüzde 33 artış hedefi

Gayza köyünde Karabük Valiliği himayelerinde; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı iş birliğiyle kurulan Safranova bahçesinde yürütülen çalışmalar, bu nadir gelişmeyi merkeze alıyor. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip olan ve piyasa değeri kilogram başına 800 bin ile 1 milyon 400 bin lira arasında değişen safranın, bu yeni özelliği sayesinde ekonomik değerinin daha da yükselmesi bekleniyor. Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Cengiz Ünal, geçen yıl bir sırada yaklaşık 8-10 kökte dörtlü stigma tespit ettiklerini belirterek, bu durumun üretimde verim artışı açısından büyük bir umut kaynağı olduğunu vurguladı.

Genetik kökenler laboratuvar ortamında inceleniyor

Safranbolu'nun bu eşsiz bitkisinin geleceğini güvence altına almak ve verimliliği kalıcı hale getirmek için ziraat mühendisleri yoğun bir mesai harcıyor. Dörtlü stigma oluşumunun yaygınlaştırılması ve safran soğanlarının daha fazla yavru vermesini sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar, bölge ekonomisine büyük katkı sağlamayı hedefliyor. Cengiz Ünal, bu hedefe ulaşıldığında yüzde 30'un üzerinde bir verim artışı yakalayacaklarını ve bunun hem Karabük hem de Türkiye için stratejik bir kazanım olacağını ifade ediyor. Öte yandan, safranın genetik kökenini belirlemek adına Karabük Üniversitesi, TÜBİTAK ve Macaristan'dan bir üniversitenin paydaşlığında kapsamlı bir proje yürütülüyor.

Bilimsel yöntemlerle orijin tespiti

Proje kapsamında kurulacak laboratuvar, sadece safranın değil, bölgedeki diğer endemik bitkilerin de orijinlerinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesine olanak tanıyacak. Safranın Safranbolu'ya mı özgü olduğu yoksa başka coğrafyalardan mı geldiği sorusuna yanıt aranacak bu çalışma, bitkinin genetik haritasını çıkarmayı hedefliyor. Laboratuvarın, bölgedeki endemik türlerin korunması ve doğru şekilde sınıflandırılması noktasında kritik bir rol oynaması bekleniyor. Safranbolu'nun bu kırmızı hazinesi, hem biyolojik çeşitliliği hem de ekonomik potansiyeliyle geleceğe daha güçlü bir şekilde taşınmaya hazırlanıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız