Kars'ta yaklaşık otuz yıldır profesyonel arıcılıkla uğraşan ve aynı zamanda heykel sanatıyla da yakından ilgilenen Yücel Üzeyir, arıcılık sektöründe ezber bozan bir projeye imza attı. Yıllardır süregelen kovanları araçlarla tek tek taşıma zahmetini ortadan kaldırmak isteyen Üzeyir, kendi tasarımı olan mobil bir bal üretim tesisi geliştirdi. Bir TIR dorsesini sekiz katlı bir kovan sistemine dönüştüren deneyimli arıcı, toplamda 340 kovanı bu devasa aracın içine yerleştirerek arıcılık faaliyetlerini çok daha verimli ve taşınabilir bir hale getirdi.

Modern teknoloji ve güneş enerjisi desteği
Bu yenilikçi mobil sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, enerji ihtiyacının tamamen bağımsız bir şekilde karşılanmasıdır. TIR dorsesinin üzerine monte edilen 10 kilovatlık güneş panelleri sayesinde, tesisin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi doğadan elde ediliyor. Bu teknolojik altyapı, arıların Kars'ın en yüksek rakımlı ve zengin çiçek florasına sahip yaylalarına zahmetsizce taşınmasına olanak tanıyor. Böylece arılar, en kaliteli balı üretebilecekleri bölgelere kolaylıkla ulaştırılabiliyor.

Tarihi körükle geleneksel hasat yöntemi
Susuz ilçesine bağlı Doyumlu köyü sınırları içerisindeki Çamık Dağları'nda kurulan bu mobil üste hasat heyecanı yaşanıyor. Yücel Üzeyir, modern TIR dorsesinin içinde kovanları tek tek indirerek bal toplama işlemini gerçekleştirirken, hasat sırasında oldukça özel bir ekipman kullanıyor. Yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olan tarihi terakota arı körüğü, Üzeyir'in hasat sürecindeki en büyük yardımcısı konumunda. İçinde ateş yakılarak duman elde edilen bu geleneksel alet, arıları sakinleştirmek için kullanılıyor.

Geçmişle geleceğin bal hasadındaki buluşması
Üzeyir, bu süreci modern teknoloji ile kadim arıcılık mirasının bir sentezi olarak tanımlıyor. Balın peşinden giderek kovanlarla birlikte hareket ettiklerini belirten Üzeyir, 340 kovan kapasiteli bu mobil üssün arıcılıkta yeni bir dönem başlattığını ifade ediyor. Bir tarafta güneş enerjisiyle çalışan modern bir TIR dorsesi, diğer tarafta ise bir buçuk asırlık terakota körük ile gerçekleştirilen hasat, geçmişin tecrübesini geleceğin imkanlarıyla aynı noktada buluşturuyor. Kars'ın eşsiz doğasında üretilen ballar, bu özgün yöntemle sofralara ulaştırılmak üzere toplanıyor.




