Dünyanın en eski mumyalarından biri olan Buz Adam Ötzi’nin midesinde bulunan kalıntılar, binlerce yıllık siyez buğdayını tekrar gündeme getirdi. Bu gizemli beslenme alışkanlığını çözmek isteyen ünlü şef Ayvaz Akbacak, siyezin anavatanı olarak bilinen Kastamonu’nun İhsangazi ilçesine gitti. 12 bin yıllık geçmişe sahip bu özel buğday türünü yerel üreticilerle birlikte inceleyen Akbacak, tarihsel bağları ve mutfak kültürünü mercek altına aldı.
Tarihsel bir beslenme rehberi
Ötzi’nin 5 bin 300 yıl önce Alp Dağları’nda tükettiği son yemeğin siyez bulguru olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştı. Şef Akbacak, "O dönemde nasıl bir pişirme tekniği kullanıldığını merak ediyorum. Siyezin bugün pilavdan ekmeğe kadar farklı formlarda vizyoner bir şekilde üretilmesi, Türk gastronomisi için büyük bir şans" diyor. Bu inceleme, binlerce yıl önceki beslenme alışkanlıklarının günümüz mutfağıyla nasıl harmanlanabileceğine dair yeni kapılar aralıyor.
Uzay yolculuğunun gizli kahramanı
Akbacak’a göre siyez, sadece geçmişi değil geleceği de temsil ediyor. Uzay yolculuklarında taşınması kolay ve besin değeri yüksek gıdalara ihtiyaç duyulduğunu belirten şef, siyez ununu tarhana ve kavutla birlikte "uzayda hayatta kalma kiti"nin vazgeçilmezleri arasında görüyor. Lif oranı yüksek siyez, hem uzun süre tok tutması hem de pratik hazırlanabilmesiyle astronotların beslenme listesine girmeye en büyük adaylardan biri olarak öne çıkıyor.
Peki, Kastamonu’nun bu yerel ürünü ileride dünya dışı görevlerde bir standart haline gelebilir mi? Şefin bu öngörüsü, yerel tohumların evrensel bir değer taşıdığını bir kez daha kanıtlıyor.