Kastamonu'nun bereketli topraklarında yetişen ve binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan İhsangazi siyez buğdayı ile bölgenin kendine has aromasıyla bilinen kokulu üzümü, uluslararası bir platformda büyük ilgi gördü. Konya'da Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 5. Uluslararası Sürdürülebilir Ekolojik Tarım Kongresi (ICSEA 2026), dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarını bir araya getirerek tarımın geleceğine dair önemli tartışmalara sahne oldu. Bu prestijli etkinlikte Kastamonu Üniversitesi adına yer alan Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bölgenin tarımsal zenginliklerini akademik bir perspektifle küresel arenaya taşıdı.
Binlerce yıllık mirasın gastronomi yolculuğu
Kongre kapsamında özel bir tanıtım standı kuran Hikmet Haberal, Kastamonu'nun coğrafi işaretli ürünlerini katılımcıların beğenisine sundu. Özel ambalajlarla sergilenen ürünler, sadece birer tarımsal hammadde olarak değil, aynı zamanda gastronomi dünyasında katma değer yaratabilecek potansiyel birer hazine olarak tanıtıldı. Haberal, düzenlediği tadım etkinlikleri sayesinde 25 farklı ülkeden gelen akademisyenlerin, siyez buğdayı ve kokulu üzümün eşsiz lezzetlerini bizzat deneyimlemelerini sağladı. Bu etkileşim, yerel ürünlerin uluslararası düzeyde tanınırlığını artırmak adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Siyez buğdayı ile sürdürülebilir kalkınma modeli
Sunumlarında siyez buğdayının 12 bin yıllık tarihine vurgu yapan Haberal, bu kadim ürünün sadece besinsel değerleriyle değil, aynı zamanda kırsal kalkınma üzerindeki dönüştürücü gücüyle de ele alınması gerektiğini belirtti. Siyez ezmesi ve çeşitli fırıncılık ürünleri gibi katma değeri yüksek gıdaların geliştirilmesinin, yerel üretici için yeni ekonomik kapılar açacağını ifade etti. Haberal, siyez üretiminin ekolojik tarım pratikleri ve tarım turizmiyle entegre edilerek İhsangazi özelinde sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturulabileceğine dikkat çekti. Bu stratejik yaklaşım, bölgenin tarımsal mirasını korurken aynı zamanda ekonomik refahı artırmayı hedefliyor.
Kokulu üzümün aromatik potansiyeli ve ekonomik entegrasyon
Kongredeki ikinci sunumunda Kastamonu mikroklimasında yetişen kokulu üzümün stratejik önemine değinen Haberal, bu meyvenin sadece taze tüketimle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Üzümün sahip olduğu yüksek antioksidan kapasitesi ve aromatik özelliklerin, şıra, doğal meyve suyu, sirke ve marmelat gibi farklı gastronomi ürünlerine dönüştürülerek sanayileştirilebileceğini vurguladı. Yerel tarımsal ürünlerin korunarak ekonomik değere dönüştürülmesinin, üreticilerin gıda sanayisi ve turizm sektörüyle daha güçlü bağlar kurmasını sağlayacağını belirten Haberal, bu entegrasyonun bölgesel kalkınmanın anahtarı olduğunu ifade etti.
Küresel ölçekte tarımsal iş birliği
Cezayir'den Almanya'ya, Pakistan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne kadar 25 ülkeden gelen araştırmacıların katıldığı kongre, sadece Kastamonu'nun ürünlerini değil, aynı zamanda iklim değişikliği, toprak verimliliği ve biyolojik mücadele gibi küresel tarım sorunlarını da gündeme taşıdı. Akdeniz Havzası Tarımsal Araştırma Programı (PRIMA) temsilcilerinin de yakından takip ettiği oturumlar, yerel tarımsal değerlerin korunması ve modern gıda sistemlerine entegre edilmesi konusunda ortak bir vizyon oluşturulmasına katkı sağladı. Kastamonu Üniversitesi'nin bu kongredeki aktif rolü, yerel tarımsal değerlerin bilimsel bir çerçevede dünyaya tanıtılması açısından örnek bir çalışma olarak kayıtlara geçti.