Havadis | Kocaeli | Marmara Denizi’ni kurtarmak için yerel yönetimlerin karnesi zayıf

Marmara Denizi’ni kurtarmak için yerel yönetimlerin karnesi zayıf

Kocaeli’deki çevre zirvesinde, Marmara’yı kirleten arıtma eksiklikleri masaya yatırıldı.

Kocaeli’deki çevre zirvesinde, Marmara’yı kirleten arıtma eksiklikleri masaya yatırıldı.

Marmara Denizi’ni kurtarmak için yerel yönetimlerin karnesi zayıf
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Marmara Denizi’nin geleceği için Kocaeli’de düzenlenen 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu, bölgedeki ciddi kirlilik sorununu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Uzmanlar ve yerel yöneticiler, atık su arıtma tesislerinin yetersizliğini ve acil aksiyon alınması gerektiğini vurguladı.

Arıtma tesislerinde büyük fark

Çevre Bakanlığı verilerine göre, Marmara havzasındaki arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtma seviyesine geçişi oldukça yavaş ilerliyor. Haziran 2025 itibarıyla tamamlanması beklenen dönüşüm oranı ülke genelinde sadece yüzde 51,7 seviyesinde kaldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu konuda öncü bir rol üstlenerek altyapısını güçlendirirken, diğer kıyıdaş illerin belediyeleri ise tesis dönüşümlerinde ciddi eksiklikler yaşıyor.

Politikacıların kısa vadeli tercihi

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, çevre yatırımlarının seçim dönemlerinde hemen karşılık bulmadığını belirtti. Büyükakın, "Politikacılar genellikle kısa vadede prim yapacak sonuçlara odaklanıyor. Ancak Marmara Denizi'ne her gün 4,5 milyon metreküp kanalizasyon akmaya devam ediyor. Diğer şehirler denizi foseptik olarak kullanırken bizim tek başımıza körfezi temizlememiz bir ikilem yaratıyor" ifadelerini kullandı.

Bu durum seni nasıl etkiler?
Marmara Denizi’ndeki kirlilik artmaya devam ederse, deniz canlılığı yok olacak ve kıyı bölgelerindeki ekosistem tamamen çökecek. Şehirlerin arıtma tesislerine yapmadığı her yatırım, daha kirli bir deniz ve sağlık sorunları olarak doğrudan senin hayat kaliteni düşürüyor. Uzmanlar, COP31 öncesinde "diyalogdan aksiyona" geçilmesini bekliyor. Peki, yerel yönetimler seçim kaygısını bir kenara bırakıp ortak bir çevre planını gerçekten uygulayabilecek mi?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız