Konya’nın tarihi Bedesten Çarşısı’nda 12 metrekarelik küçük bir dükkan, yarım asrı deviren bir emeğe ev sahipliği yapıyor. 68 yaşındaki Hasan Hüseyin Şenyıl, babasından miras aldığı terzilik mesleğini 1971 yılından beri aynı tutkuyla sürdürüyor. Şenyıl, yıllar içinde gelişen el örgüsü uzmanlığıyla, kıyafetlerde oluşan sigara yanığı veya güve yemiş noktaları, fabrikaların bile yapamayacağı bir titizlikle onarıyor.
Zanaatın iğne ucuyla yaşatılması
Şenyıl, 1980’lerin sonunda öğrendiği örgü tekniğiyle bugüne kadar ceketten pantolona, hatta spor ayakkabılara kadar pek çok eşyayı hayata döndürdü. Makine üretiminin aksine, her bir ilmeği kendi ipliğiyle tek tek dokuyan usta, bu işin sadece sabır değil, derin bir terzilik bilgisi gerektirdiğini vurguluyor. Kütahya ve Mersin gibi farklı şehirlerden gelen talepleri bile kargo yoluyla kabul edip onaran Şenyıl, bu işin şipşak değil, ciddi bir emekle yapıldığını hatırlatıyor.
Kaybolan çıraklık ve geleceğin belirsizliği
Bugün 12 metrekarelik dükkanında tek başına çalışan usta, mesleğini devredecek bir çırak bulamamaktan yakınıyor. Terzilik temelinin bu zanaat için şart olduğunu belirten Şenyıl, kendisinden sonra bu iğne işinin Konya’da tamamen unutulmasından endişe ediyor. Emekli olmasına rağmen dükkanını manevi huzuru ve alışkanlığı sebebiyle açık tutan usta, eski işlerin durgunluğuna rağmen tezgahının başında durmaya devam ediyor.
Peki, bu el emeği işler tamamen bittiğinde sahip olduğumuz özel kıyafetlerin tamiri mümkün olacak mı?