Kronik böbrek yetmezliğiyle mücadele eden 80 yaşındaki İzzet Atasoy, son dönemde her gün diyaliz cihazına bağlı yaşamak zorundaydı. Babasının her geçen gün zayıfladığını gören 43 yaşındaki Gürkan Atasoy, hiç düşünmeden bağışçı olmaya karar verdi. Yapılan testlerde böbreğinin babasıyla yüzde 80 oranında uyumlu olduğu belirlenince, doktorlar hızla ameliyat sürecini başlattı.

Fedakarlığın yeni adresi
Gürkan Atasoy, yaptığı tercihi bir kahramanlık olarak değil, bir evlatlık görevi olarak tanımlıyor. "Babamın diyalizdeki o halini görmek beni çok üzdü, tek amacım onu sağlığına kavuşturmaktı" diyen Atasoy, operasyonun ardından babasının yeniden yürüyebilmesinden büyük mutluluk duyuyor. İzzet Atasoy ise oğlunun bu büyük fedakarlığı sayesinde yaşama tutunmanın sevincini yaşıyor.

Organ naklinin önemi
Uzmanlar, Türkiye'de kadavra bağışının yetersiz olması nedeniyle canlı vericili nakillerin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Canlı nakillerde başarı oranının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu belirten doktorlar, toplumda organ bağışı bilincinin artması gerektiğini hatırlatıyor. İzzet Atasoy artık hastane koridorlarında değil, sevdiklerinin yanında sağlıklı bir hayat sürüyor. Peki, bir organ bağışının kaç hayata dokunabileceğini biliyor musun?



