Çocuk sahibi olma yaşı dünyada olduğu gibi Türkiye'de de giderek yükseliyor. Ancak hekimler, biyolojik saatin ilerleyişinin çocuk sahibi olma hayallerini riske atabileceği konusunda uyarıyor. "Umut Bilimle Doğar" farkındalık projesi kapsamında bir araya gelen uzmanlar, infertilite gerçeğini ve doğru bilinen yanlışları masaya yatırdı.

İNFERTİLİTE SADECE KADINLARIN SORUNU DEĞİL
Toplumda kısırlığın sadece kadınla ilgili olduğu düşüncesi büyük bir yanılgı. Uzmanlar, vakaların üçte birinin kadından, üçte birinin erkekten, kalan kısmın ise her iki taraftan veya açıklanamayan nedenlerden kaynaklandığını belirtiyor. Erkeklerde sperm kalitesinin yaşla birlikte düştüğü ve telefon kullanımı gibi çevresel faktörlerin bu süreci tetiklediği ifade ediliyor. Bu yüzden tedavi süreçlerinde çiftlerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

YAŞ GEÇTİKÇE BAŞARI ŞANSI AZALIYOR
Kadınlarda doğurganlık 30 yaşından itibaren düşmeye başlıyor, 35 yaşından sonra ise bu düşüş hızlanıyor. Tüp bebek tedavisini "kesin çözüm" veya "garanti bir yöntem" olarak görmek büyük bir hata. Yaş ilerledikçe yumurta rezervi azalıyor ve embriyolardaki genetik bozulmalar artıyor. Hekimler, çocuk planı olan kadınların genç yaşlarda yumurta rezervlerini kontrol ettirmelerini ve gerekirse yumurta dondurma yöntemini düşünmelerini öneriyor. Sağlıklı beslenme, egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ise doğurganlığı korumak için ilk atılması gereken adımlar arasında yer alıyor.


