Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, beyinde biriken amiloid proteinini hedef alarak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatan yeni nesil ilaçların, uzun süreli klinik takiplerde etkisini koruduğunu belirtti. Türkiye’de henüz erişilebilir olmayan bu ilaçlar için geri ödeme süreçlerinin ve gerekli sağlık altyapısının hızla oluşturulması gerektiği ifade edildi. Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç ise kanda beyin değişikliklerini tespit eden pTau-217 biyobelirteç testinin Türkiye’de uygulanmaya başlandığını, ancak bu testin sağlıklı bireylerde toplu tarama amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Bilgiç ayrıca, zona aşısı yaptıran yetişkin bireylerde demans riskinin yaklaşık yüzde 20 daha düşük seyrettiğine dikkat çeken araştırmaları paylaştı.

Huzursuzluk tedavisi ve hastalığın küresel ekonomik yükü
Toplantıda Alzheimer’ın sadece hafıza kaybından ibaret olmadığı, hastalarda görülen huzursuzluk ve hırçınlık gibi ajitasyon durumlarında öncelikle yaşam alanının sadeleştirilmesi ve müzik gibi ilaç dışı yöntemlerin uygulanması gerektiği aktarıldı. Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa ise Türkiye’de yaklaşık 700 bin Alzheimer hastası bulunduğunu ve 2050 yılına kadar bu sayının 2,5 kat artacağını söyledi. Demansın küresel ekonomiye maliyetinin 1,3 trilyon dolara ulaştığına dikkat çeken Basa, hastalığın Türkiye ekonomisine maliyetinin ise 2020 ile 2050 yılları arasında 160 milyar doların üzerine çıkmasının beklendiğini kaydetti.