Samsun Sağlık Müdürlüğü bünyesinde 38 yıldır sağlık memuru olarak görev yapan 62 yaşındaki Aydın Acar, mesai saatlerinin dışında bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Yıllardır insan sağlığı için ter döken Acar, nöbet usulü çalışma sisteminin getirdiği boş vakitlerini, toplumun gözünde çöp olarak görülen materyallere hayat vererek değerlendiriyor. İlkadım ilçesi Derecik Mahallesi'ndeki müstakil evinin çatı katını adeta bir üretim merkezine dönüştüren Acar, hurda metal yığınları ve atıl ahşap parçalarından estetik değeri olan objeler tasarlıyor.
Kahvehane yerine atölye tercihi
Aydın Acar, bu tutkusunun yaklaşık 15 yıl önce başladığını ve temel motivasyonunun üretme arzusu olduğunu belirtiyor. Nöbet izinlerinde vaktini pasif aktivitelerle geçirmek yerine bir şeyler ortaya koymanın kendisine büyük bir huzur verdiğini ifade eden Acar, bu süreci şu sözlerle özetliyor: Daha önce kamuda çalıştım ve hâlâ çalışmaya devam ediyorum. Nöbetli sistemde gündüz boşluklarım oluyordu. Kahveye gidip oyun oynamak veya zamanı boşa harcamak yerine, geride bir eser bırakabilmek adına bu yola girdim. Metal ve ahşap ürünler zamanla ilgimi çekmeye başladı ve kendime özgü tasarımlar yapmaya karar verdim. Acar, yaptığı işin tamamen hobi odaklı olduğunu ve ticari bir beklenti taşımadığını vurguluyor. Ticari bir kaygının kendisini strese sokacağını ve yaratıcılığını kısıtlayacağını düşünen Acar, sadece eğlenmek ve atıkları geri kazandırmak için çalıştığını belirtiyor.
Hurdalıktan sanat eserine uzanan yolculuk
Çalışmalarında kullandığı malzemeleri genellikle çevredeki hurda depolarından temin eden Acar, depo sahipleriyle kurduğu iyi ilişkiler sayesinde ham maddeye kolayca ulaşıyor. Hurdalıklardaki demir parçalarını gördüğünde zihninde hemen bir tasarım canlandığını belirten Acar, özellikle kırılmış palet parçalarını ve kullanılmayan ahşapları da değerlendirerek çocuk oyuncakları, oturaklar, aksesuarlar ve bahçe dekorasyon ürünleri üretiyor. Evinin bodrum katını ise daha çok küçük tamirat ve onarım işleri için kullanan Acar, evdeki bozulan eşyaları da kendi imkânlarıyla hayata döndürüyor.
İnternetin çırağı olarak yeni teknikler öğreniyor
Geçmişteki usta-çırak ilişkisinin yerini günümüzde dijital dünyanın aldığını belirten Acar, interneti bir öğrenme aracı olarak kullanıyor. İnternetin çırağı olduğunu ifade eden Acar, tadilat ve tamir süreçlerinde karşılaştığı zorlukları çevrimiçi kaynaklardan destek alarak çözdüğünü anlatıyor. Yapamadığı noktalarda ise profesyonel ustalarla istişare ederek bilgisini pekiştiriyor. Bu üretim sürecinin yaşam kalitesini artırdığını ve boş durmanın verdiği huzursuzluktan kendisini kurtardığını söyleyen Acar, ürettikçe mutlu olduğunu ve bu hobisinin kendisine büyük bir yaşam enerjisi kattığını dile getiriyor. Acar'ın bu özverili çalışmaları, atıkların doğru bir bakış açısıyla nasıl değerli birer objeye dönüşebileceğinin en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.