Sivas’ta yaşayan 76 yaşındaki Mustafa Arslan, henüz çocuk yaşta başladığı terzilik mesleğinde yarım asrı devirdi. Babasının yönlendirmesiyle adım attığı atölyesinde, 65 yıldır iğne ve makasını elinden bırakmıyor. Arslan, günümüzdeki tüketim alışkanlıklarıyla geçmişin kıyafet kültürü arasındaki derin farkı bizzat yaşayarak gözlemliyor.
TERZİLİKTE YENİ DÖNEM TADİLAT
Eskiden insanlar kumaşlarını alır ve hayalindeki elbiseyi diktirmek için terzilerin yolunu tutardı. Arslan, kıyafetlerin yıpranana kadar tamir edilip yıllarca giyildiği o günleri özlemle anıyor. Bugün ise tablo tamamen değişti. Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terzilerin ana işi, pantolon paçası daraltmak veya kol boyu kısaltmak gibi küçük tadilat işlerine dönüştü.
GENÇLER ÇIRAKLIĞA SIRT ÇEVİRİYOR
Mesleğin sadece işleyişi değil, çırak bulma geleneği de büyük yara aldı. Arslan, eski dönemlerde babanın sözünün kanun olduğunu ve çocukların büyüklerine itaat ederek meslek öğrendiğini belirtiyor. Günümüzde ise çocuklar küçük yaşta kendi kararlarını veriyor ve terzilik gibi zanaatkarlık gerektiren işlere pek ilgi göstermiyor. Arslan, tüm bu değişimlere rağmen tezgahının başında severek çalışmaya devam ediyor.