Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde hareketli saatler yaşandı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu, yaklaşık iki buçuk saat süren kritik bir oturumun ardından kamuoyunu yakından ilgilendiren önemli kararlara imza attı. Toplantı sonrasında kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Müslim Sarı, parti içi disiplin süreçlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak, bazı isimlerin yollarının partiyle ayrılma noktasına geldiğini resmen ilan etti.

Parti içi aidiyet tartışması disiplin sürecini başlattı
Sözcü Sarı'nın açıklamalarına göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis grubunda görev yapan ancak siyasal duruşları ve aidiyetleri parti çizgisiyle örtüşmediği tespit edilen iki isim hakkında işlem başlatıldı. İBB Grup Başkan Vekili Ülkü İnanlı ile grup sözcüsü Melendiz Dalyan İzgi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel değerleriyle uyumlu olmayan tutumları nedeniyle tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Sarı, bu isimlerin kendilerini başka siyasi yapılara daha yakın hissettiklerini vurgulayarak, parti disiplininin korunması adına bu adımın zorunlu olduğunu belirtti.
Tarsus Belediye Başkanı için kritik süreç
Disiplin mekanizmasının işletildiği tek alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile sınırlı kalmadı. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da benzer gerekçelerle disiplin sürecine dahil edildi. Parti faaliyetlerine katılım göstermek yerine farklı siyasi partilerin etkinliklerinde boy gösterdiği gözlemlenen Boltaç'ın, partiyle olan siyasi bağının zayıfladığı gerekçesiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiği açıklandı. Bu hamle, parti yönetiminin yerel yönetimlerdeki temsilcilerinden beklediği sadakat ve uyum konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak yorumlandı.

Ekonomi gündeminde faiz ve enflasyon vurgusu
Parti yönetimi disiplin süreçlerinin yanı sıra Türkiye'nin ekonomik gidişatına dair de sert eleştirilerde bulundu. Merkez Bankası'nın beklenen faiz kararına değinen Müslim Sarı, enflasyonist ortamda atılacak adımların piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Küresel ölçekte faiz oranlarının yükseldiği bir konjonktürde, Türkiye'nin büyüme hedefleri ve bütçe dengeleriyle uyumlu olmayan politikaların risk taşıdığını ifade etti. Sarı, enflasyon beklentilerinin hedeflerin çok üzerinde seyrettiğini belirterek, mevcut para politikalarının sağlıklı bir zemine oturmadığına dair endişelerini dile getirdi. Seçim tartışmalarına da değinen Sarı, 2028 yılındaki seçimin erken seçim olarak nitelendirilemeyeceğini bir kez daha yineledi.