Türkiye'nin en sıcak şehirlerinden biri olan Adana, Eylül ayının gelmesine rağmen yaz mevsiminin en sert yüzüyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ölçümlerde hava sıcaklığı 37 derece olarak kaydedilse de, şehir merkezindeki termometreler 43 dereceyi göstererek adeta kavurucu bir atmosfer oluşturdu. Güneşin etkisini en yoğun şekilde hissettirdiği saatlerde dışarı çıkmak zorunda kalan vatandaşlar, gölge alanlara sığınarak serinlemeye çalışırken, kent genelinde yaşam adeta durma noktasına geldi.
Güneşle ateşkes imzalamak istiyoruz
Aşırı sıcakların yarattığı bunaltıcı havayı farklı bir dille ifade eden Kadir Ertargın, durumu bir şiirle özetleyerek dikkat çekici bir çıkış yaptı. Ertargın, yaşadıkları durumu ücretsiz bir saunaya benzeterek, ancak bu saunadan tek farklarının serinleyecek bir yer bulamamak olduğunu vurguladı. Güneşin adeta öfkeyle üzerlerine geldiğini hisseden vatandaşlar, boyunlarının eğik gezmekten büküldüğünü ve güneşe bakamadıklarını ifade ediyor. Ertargın, güneşle artık bir ateşkes anlaşması imzalamak istediklerini belirterek, terden sırılsıklam olduklarını ve gölgeye sığınmaktan başka çarelerinin kalmadığını dile getirdi.
Adana'da yaz mevsimiyle mücadele
Sıcak havaların günlük yaşam üzerindeki olumsuz etkilerinden dert yanan Ramazan Karataş ise Adana'da yaz geçirmenin imkansızlığına dikkat çekti. Karataş, sıcaklığın anlatılacak gibi olmadığını belirterek, imkanı olan herkesin şehirden kaçması gerektiğini savundu. Eylül ayının gelmesine rağmen sıcakların etkisini yitirmemesine sitem eden Karataş, evlerdeki klima kullanımının bile yetersiz kaldığını, oturma odasında iki klima çalıştırmasına rağmen serinleyemediğini ifade etti. Adana'nın sonbaharında bile yaşamanın zor olduğunu vurgulayan vatandaşlar, bu kavurucu havanın dışarıdan bakıldığında abartılı görünebileceğini ancak gerçekte durumun çok daha vahim olduğunu belirtiyor.
Kavurma gibi olduk tavsiyesi
Sıcaklardan korunmak için kendi yöntemlerini geliştiren Ahmet Tunç ise durumu oldukça esprili bir dille özetleyerek, bu sıcakları artık merminin değil ancak roketin kesebileceğini söyledi. İnsanların bu havada yürümekte bile zorlandığını belirten Tunç, dışarıda işi olanların mümkünse evden çıkmamaları gerektiğini tavsiye etti. Klimanın bile çare olmadığı anlarda duştan çıkarken terlediğini anlatan Tunç, vatandaşlara meybuz yeme, buzlu içecekler tüketme veya serinlemek için kanala girme gibi geleneksel yöntemleri önerdi. Adeta kavurma gibi olduklarını ifade eden kent sakinleri, bu zorlu hava şartlarının bir an önce sona ermesini bekliyor.